menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hırsızın Hiç Mi Suçu Yok?!

7 0
25.04.2026

Son dönemlerde bazı Kıbrıslı Türkler Kıbrıs sorunu çözüm süreci bağlamında Cumhurbaşkanı (CB) Erhürman’ı BM Ölçütlerinde çözümden sapmış ve Türkiye’nin ‘dümen suyuna’ girmiş olarak yorumluyor, lanse ediyor, eleştiriyor ve yakıştırmalar yapıyor. Benzeri söylemleri CTP Başkanı İncirli için de yaptıkları vakidir… Aynı kişiler Kıbrıs sorununu ‘İşgal’ olarak da nitelemektedir…

Kıbrıs’ta ‘İşgal’ konuşulacaksa, iki işgal olgusundan söz edilmesi gerekir: Aralık 1963’ten beri Kıbrıslı Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı olan Kıbrıslı Türkleri saf dışı edip devleti dahilde ve hariçte tümden ve tamamen tek taraflı yönetiyor ve temsil ediyor olmaları Kıbrıslı Rumların ‘Devleti işgalidir’; ikinci işgal de Türkiye’nin Temmuz 1974’teki askeri müdahalesi ile Kuzey Kıbrıs’ta konuşlanması ve KKTC’nin yönetilmesine müdahil olmasıdır. Türkiye, Annan Planı referandumunda ve Crans-Montana Konferansı’nda BM Ölçütlerinde çözümle birlikte garantörlük statüsünü koruyarak ‘İşgale son vermeyi’ kabul ve taahhüt etti. Kıbrıs Rum tarafı ise her iki BM girişimini de reddederek Kıbrıs Cumhuriyeti devletini tek taraflı yönetmek işgalini terk etmeyip halen sürdürmektedir. Ve Türkiye’nin ‘İşgali’ sona ererken Kıbrıslı Rumları mülkiyet hakları da onore edilecek. Ancak, Kıbrıslı Rumların ‘Devlet işgali’ sona erdiğinde 1963’ten beri dahilde ve hariçte yaptıkları tek taraflı tüm icraatlarının Kıbrıslı Türklere verdiği zararı ve kayıpları onore etmek mümkün olmayacaktır…

Şimdilerde BM Genel Sekreteri (BMGS) Kıbrıs sorununun çözümü için yeni bir süreci başlatmak aşamasında; ilgili taraflarla 5 1 görüşme masasını üçüncü girişim olarak ile yeniden kurmaya çalışıyor. Çözülürse, Türkiye’nin askeri işgali sona erecek. Ama, Kıbrıslı Rumların, BM inisiyatifini üçüncü defa çökertmeleri halinde, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tek taraflı yönetmekteki işgalleri sona erecek mi? Hayır… Dolayısıyla, Kıbrıs Rum tarafı BM’yi, Kıbrıslı Türkleri ve ilgili üçüncü tarafları iki defa kandırabilmişse, hata Kıbrıs Türk tarafında idi… BM’nin Annan Planı ve Crans-Montana Konferansı inisiyatiflerine başlama vuruşu yapılırken, bu inisiyatifi çökerten tarafın da kendi statüsünü ve işgalini devam ettirememesi üzerine şart ve şerh koyarak başlayacaktık. Hade Annan Planında üçüncü taraflara güvendikti, böyle bir şart ve şerh koymadık........

© Yeni Düzen