menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bülent Fevzioğlu ve “SÖZ: Bülent Fevzioğlu” kitabı

33 0
12.07.2026

   Müzik dünyasında beğenilen bir bestenin bir şarkının aslında bestecisi çok fazla bilinmiyor veya merak edilmiyor. Ama merak edilmeyen bir başka konu da o şarkının sözyazarı. Evet müzik ruhumuza hitap ediyor ve beğeniyoruz, diğer taraftan da sözleri de bizleri çok etkiliyor aslında.

   Sözyazarlığına 1983 yılında günümüzden 43 yıl önce başladım. Rahmetli Türkây Altay’la. Bir şarkıyı bir türküyü bir ağıtı sözsüz besteleyebilirsiniz, herhangi bir enstrümanla ona bir ruh katabilirsiniz. Ancak bir şarkının şarkı, bir türkünün türkü, bir ağıtın ağıt olması için ona öncelikle söz gerekmektedir. Sözsüz bir müzik eseri enstrümantaldır. Şarkı ve türkünün özelliği sözü müziğe taşımasıdır. Ancak rahmetli Türkây Altay’la 43 sene önce yazdığımız türkülerde de beni üzen hep şu olmuştur. Besteciden söz edilir, eseri yorumlayandan söz edilir ancak sözyazarından genellikle bahsedilmiyor. Dolayısıyla bunun çok da adil olduğunu düşünmüyorum. Özellikle radyo ve televizyon müzik programları yayınlarında işte falan sanatçı eseri yorumlar, onun üzerinde durulur fakat o müziği besteyi kimin yaptığı, o sözün kime ait olduğu genellikle atlanıyor, üzerinde durulmuyor. Oysa insanlar bir şarkıyı kendi iç dünyalarına kazandırdıkları ve bir yerde kendi ruh hallerini şarkılar üzerinden anlattıkları zaman, oturur bir şarkı dinler efkarlanır, oturur bir türkü dinler coşar eğlenir. Bunlerın hepsi elbette güzel. Ama o sözyazarının o bestecinin de bilinmesi, anılması, hem besteciye hem sözyazarına ciddi bir moral ve motivasyon olduğu düşüncesindeyim.

   Müzik tarihimizde ve bu alanda bir “ilk çalışma” sevgili Bülent Fevzioğlu’nun kitabı. Besteler, bestecilerin notaları yer alıyor, ve tabii Bülent Fevzioğlu’nun şarkı sözleri de kitaba apayrı birt değer, boyut kazandırıyor.

   Bu kitap benim özellikle 8-10 yıldan beri aklımda olan, mutlak surette yayımlamak istediğim bir kitaptı. Çünkü yaklaşık 46 yayımlanmış kitabım olmasına karşın bu kitaplarımın büyük çoğunluğu Kıbrıs Türk Sosyal Yaşam Tarihi üzerine araştırma kitaplardır. Elbette çok seviyorum bu araştırma kitaplarımı. Ancak bire bir kendi iç dünyamı, ruhumu, duygu ve düşüncelerimi tam anlamıyla vermiyor. O yüzden sadece bir aracı olarak geçmişten günümüze yapılan araştırmaları kitaplaştırıp geleceğe taşımak elbette ihtiyacımız olan bir yazınsal çalışma. Fakat orda yalnızca araştırmacı ve aktarıcı olarak bulunuyorum. Şarkı ve türkü sözleri ise tamamıyla benim ruh halimi, gündelik hayatın içerisindeki öfkelerimi, sevinçlerimi, tepkilerimi, küfürlerimi de –Neyzen Tevfik gibi- içerdiği için şiirler ve sonradan şarkı veya türkü sözüne evrilen bu yazınsal çalışmalarım tamamıyla beni, kimliğimi aktarmaktadır. Ben şiirle yıllardır uğraşıyorum ancak 45-46 kitabımın içerisinde yalnızca........

© Yeni Düzen