Kıbrıs Ortadoğululaşırken: Demokrasi, Federasyon ve Kritik Eşik
Yıllardır aynı gerçeği haykırıyoruz: Ne adamız ne de Kıbrıs sorunu "Ortadoğululaşmamalı!" Çözümsüzlük ve istikrarsızlık bataklığına sürüklenmemeli; Kıbrıs, kendine özgü yapısı içinde vakit kaybetmeden adil bir çözüme kavuşmalıdır. Ortadoğu denklemine sıkıştırılmamızın ne denli büyük riskler barındırdığını defalarca yazdık, Meclis kürsüsünden anlatmaya çalıştık; ancak görünen o ki sesimizi yeterince duyuramadık.
Bugün, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve insan haklarının sistematik olarak aşındığı bir zihniyetin kuşatması altındayız. Diyaloğa dayalı sosyal kültürün yerini, insana değer vermeyen bir yapının aldığına şahitlik ediyoruz. Şunu unutmamalıyız: İnsanlığın yarattığı değerlerin hiçbiri, sürekli savunulup geliştirilmeden ve toplumsal yapıda içselleştirilmeden korunamaz. Tarih bize, kazanımların ne kadar kolay kaybedilebileceğini ve gerilemenin de mümkün olduğunu defalarca gösterdi.
Bu yüzden, bugün en temel gereksinimimiz; demokrasiyi, insan haklarını ve hukukun üstünlüğünü sadece söylemde bırakmamak, bunları toplumsal bir refleks haline getirmektir. Eğer bu değerler somut projelerle toplumla paylaşılmazsa, elde edilen her türlü "başarı" bir zafer değil, ancak yıkıcı bir Pirus Zaferi........
