Üniversite adayı avlanma ve aldanma!
Üniversiteye girmek için gayret eden yüzbinlerce gencin hayat yolculuğunu ve bir o kadar ailenin kaderini çizecek çok önemli bir dönemece girdik.
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2026 yılı YKS (Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı) tercih tarihlerinin 29 Temmuz ile 10 Ağustos tarihleri arası yapılacak deyince nefesler tutuldu.
Şimdi üniversiteye girmek için hayal kuran gençlerin bu hayallerini gerçeğe dönüştürme zamanı. Yapacakları doğru tercihle ya istedikleri bölüme girip geleceği kurtaracaklar, ya da yanlış tercihle ömür boyu üzülecekler.
Bütün üniversiteler “Gel, gel” yaparak kendi kurumlarını övme yarışındalar. Bir kısmı da bazı sektörlerin fazla prim yaptığını, iş bulma imkanının çok fazla olduğunu ileri sürerek reklam yapıyor.
Havacılık sektörü üniversitelerin daha çok öğrenci alabilmek için kullandığı iş kollarının en başında geliyor. Nasıl mı, iş bulmayı kolay zanneden gençler, bu alanda eğitim veren okullara adeta hücum ederken, havacılığın çok fazla ilgi gördüğünü fark eden üniversiteler ve yüksek okullar yeni bölümler açıp, kontenjanları tamamen doldurmanın gayretine ve yarışına girdiler.
Sokak dilinde “Ne kadar köfte, o kadar ekmek” diye amiyane bir tabir vardır. Bu söz bize havacılıkta içinde olunan durumu çok iyi anlatmaktadır. Her gün havalimanları rekor kırdı, havayolları şu kadar yolcu ve kargo taşıdı, milyon dolarlar kazanıldı haberleri okuyoruz. Bu haberlere bakarak, okulu bitirip ertesi gün bu şirketlerde ben de işe başlarım diye düşünüyorsanız ham hayal içindesiniz demek zorundayım.
Bu şirketlerden elbette emeklilik ve iş değiştirme gibi nedenlerle ayrılanlar vardır. İşverenler her ayrılanın yerine hemen eleman alacak diye bir kural yok. Hele bu günlerde. Havayolları ve havalimanlarında eskilerin tabiriyle bir tensikat (kadro düzenlemesi) furyası sürüyor. Türk havacılık sektörünün istihdam kapasitesi belli. İşe alımlar da buna göre gerçekleştirilir. Filoda beş uçak varsa, uçak başına alınacak kaptan, first officer, kabin memuru, dispeç, load master ve benzeri işleri yapanların sayısı bellidir. Ortalama uçak başına 40 kişi çalıştıran şirketin bu sayısı arttırması mümkün değil.
Yine aynı şekilde yolcu trafiği belli olan bir havalimanının kara tarafında ve hava tarafında istihdam edilecek personel sayısı bellidir. Bu durum kriz zamanlarında daha da kısıtlanır.
Amerika ve İsrail’in İran’a saldırması birçok uçak seferinin iptal edilmesine ve yakıt fiyatlarının da artasına neden oldu. İşte bu kriz gençlerin iş hayalini de etkiledi, etkilemeye devam edecek.
İşte bu nedenle ne kadar kapasite varsa, ancak kadar istihdam olur. Yani köfte ekmek meselesidir durum. Bu güzel ülkede 900 bin genç güvenlik görevlisi, bir milyon yüz bin genç niye kuryelik yapıyor acaba bunu düşünün.
Siz bakmayın üniversitelerin söylediği o cafcaflı sözlerle ve hoş fotoğraflarla donatılmış reklamlara. Amaçları para kazanmak olanların doğrusu........
