menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

​Durma: Tarih seni çağırıyor!

7 0
28.02.2026

​Modern jeopolitiğin en çetin sınavlarının verildiği 21. yüzyılın ilk çeyreğinde Türkiye; edilgen bir çevre ülke olma prangalarını parçalayıp küresel sistemin ağırlık merkezine evrildi.

​Bu devasa şahlanış; statükoyu zorbalıkla korumaya çalışan güç odaklarının aksine, stratejik dehayı ve milli iradeyi merkeze alan liderlik vizyonuyla vücut buldu.

​Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "DURMA" felsefesiyle hayat bulan bu yeni dönem; köhne yapıları tasfiye eden, yeni bir Türkiye tasarımı ortaya koyan ve bölgesel kaderi yeniden şekillendiren bir devrim olarak tarihe geçti.

​TARİHİN İZİNDE ŞAHİTLİK

​Bir gazeteci olarak, dünün mirasıyla yarının vizyonu arasında köprü kuran bu tarihsel dönüşümün her safhasını bizzat gözlemlemek, kariyerimin en nitelikli kazanımı diyebilirim.

​Bölgesel krizleri analiz ettiğim her an, Türkiye'nin attığı her bir rasyonel hamlenin, küresel güç dengelerini nasıl saniyeler içerisinde geçersiz kıldığının bizzat şahidi oldum.

​Öyle ki hazırladığım her analiz sadece bir haber metni yahut yazı değil, bir imparatorluk bakiyesinin oyun kurucu aktöre dönüşme sürecindeki tarihsel diyalektiğinin birer vesikası olarak literatürdeki yerini aldı.

​TUZAKLARLA ÖRÜLÜ BİR YOL VE DİRENİŞ

​Bu kutlu yürüyüş, sadece diplomatik başarılarla değil, bizzat çilenin ve eşi benzeri görülmemiş saldırı dalgalarının imbiğinden geçerek şekillendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderlik yolculuğu, her durağına ayrı bir tuzak yerleştirilmiş bir mayın tarlası gibiydi.

​Bir şiir okuduğu için hapse atılarak siyasi hayatı bitirilmek istenen, "Muhtar bile olamaz" manşetleriyle kamusal alandan silinmeye çalışılan bir iradenin, zindanı bir........

© Yeni Birlik