Risale-i Nur Ferid makamına mazhardır
Ferid, kelime olarak ilk kaynaktan tek başına tefeyyüz etme ehliyetine ve müstakil hareket etme iznine sahip zattır.
Ferdiyet makamı tasavvufta kutbiyetin ve gavsiyetin üstünde bir makamdır. Bu makamda bulunan zevat, araya hiçbir makamı koymadan, kimseden ders almadan, kimsenin manevî terbiyesine girmeden doğrudan Allah’tan, Kur’ân’dan ve Resulullah’tan (asm) tefeyyüz ederler ve bütün derslerini hiçbir aracıya ihtiyaç hissetmeden ilk kaynağa dayandırırlar.
Bu makam sahibi zevata tasavvuf geleneğinde “mukarrebler” de denmektedir. Yani bu zevat Allah tarafından seçilirler, hidayet nurunu doğrudan Allah’tan alırlar ve İlâhî sünuhata ve ilhama mazhardırlar. Bunlar kutup dairesinin tasarruflarından hariçtirler. Dersleriyle alakalı olarak keşfiyata ve müşahedata maliktirler. Bunların melâike içinde benzerlerine “Ervah-ı Müheymine” deniyor.
NADİR BULUNAN BİR MAKAM
İmam-ı Rabbanî (ks) diyor ki: “Ferdiyet kemalatını da kendisinde bulunduran bir irşad kutbu çok nadir bulunur. Böyle bir cevher birçok asırlardan sonra meydana gelir. Karanlık âlem, onun gelişinin nuru ile aydınlanır. Onun irşad ve hidayet nuru bütün âlemi kuşatır. Ta Arş’tan dünyanın ortasına kadar her kime doğru yol, hidayet, iman ve marifet gelse, onun vasıtasıyla gelir, ondan istifade eder.”1
Bu makam sahibi eğer peygamberse ıstılahî manada nebî değil, resuldür. Yani Allah’tan yeni bir kitap ve yeni bir şeriat almaya memurdur. Önceki hiçbir Peygambere bağlı kalmadan doğrudan Allah’tan vahiy alır, yeni bir kitaba ve yeni bir dine mazhar olur.
Eğer Peygamber değilse, bir velî ise, araya bir şeyh, bir kutup veya bir gavs koymadan, doğrudan Son Peygamber’den (asm) tefeyyüz eder, onun (asm) kitabının manası ve tereşşuhatı bu makamda tezahür eder.
Peygamberler içinde bu makamın en has sahibi Hazret-i Muhammed’dir (asm). Dini cihanşümuldur, kitabı rakipsizdir, vahyi emsalsizdir, sünneti benzersizdir, şeriatı müstakildir, yolu tek yoldur.
Nitekim........
