Bediüzzaman kendini neden setretmedi?
Gerçekleri Örtemezsiniz
Bir şeyi bir yönüyle gizlemek istersiniz. Fakat o şey, başka bir yönden kendini ele verirse “Mızrak çuvala sığmıyor” dersiniz. Gizleyemezsiniz. Gerçekleri örtemezsiniz. Gerçeklerin açığa çıkmak gibi bir huyu vardır çünkü. Bediüzzaman kendini olabildiğince setretti aslında. Fakat kendini gizlerken, kendini ele vermekten kendini koruyamadı.
Burdur üzerinden Isparta’ya geldiği andan itibaren on yıl süreyle Isparta’nın ehl-i tarik ve ehl-i kalp insanları tarafından kendisinin beklenen Mehdî olduğu söylendi. Fakat o ısrarla reddetti.
Ehl-i Beyt’ten olup olmadığını bilmediğini, elinde delil olmadığını söyleyerek kendini gizledi. Ömür boyu sakalını kesmekle kendini gizledi. Fakat onu tanıyanlar ne delile, ne sakala takılmadılar.
Sonra Gelecek O Mübarek Zat
Sikke-i Tasdik-i Gaybî’nin girişinde, “Ümmetin beklediği, âhirzamanda gelecek zâtın üç vazifesinden en mühimi ve en büyüğü ve en kıymettarı olan iman-ı tahkikîyi neşir ve ehl-i imanı dalâletten kurtarmak cihetiyle, o en ehemmiyetli vazifeyi aynen bitemâmihâ Risale-i Nur’da görmüşler. İmam-ı Ali ve Gavs-ı A’zam ve Osman-ı Hâlidî gibi zatlar, bu nokta içindir ki, o gelecek zatın makamını........
© Yeni Asya
