menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hıristiyanlar, aynı zamanda Yahudî midirler?

10 1
02.01.2026

Bu tartışma, İsrail’in Gazze katliamından sonra başladı. Hıristiyanlık dünyasında, korumalı İsrail telâkkisinin, Batı’nın metropollerindeki milyonlarca nümayişçilerce tel’inini gören deccaliyet taraftarları; İsrail ve Yahudî propagandasına giriştiler… Batı siyasetinin dokunulmaz İsrail’in Hıristiyan efkâr-ı ammesindeki “tukaka”sına, siyasetçiler de karışınca, Hıristiyanların Yahudîliği tekrar konuşulmaya başlandı.

Bediüzzaman, Hz. Mesih’in mevzubahis edildiği eserlerinde, birkaç noktayı nazarımıza veriyor. Yahudîlerin Hıristiyanlığa şiddetli hücumu ve istibdatları, Hıristiyanlığın hurafe ve geleneklerle inşası, müstebit putperest Roma ile Benî İsrail’in sosyal hayattan menettikleri Mesih’in şeriatsız kalması ve Hıristiyanlığın; önceki dinlerin şeriatları ve geçmişin gelenekleriyle özünden uzaklaştırılması… Nihayetinde, semavattaki Hz. İsa’nın (as) beşerî cismiyle nüzul edip; Hz. Peygamberin (asm) şeriatını tatbiki, bilinmesi gereken noktalar olmalı.

Bediüzzaman, Kemalistlerin İslâm’ı değiştirme teşebbüslerine verdiği cevapta diyor ki:

“…din-i İsevîde, yalnız esâsât-ı diniye Hazret-i İsâ Aleyhisselâm’dan alındı. Hayat-ı içtimaiyeye ve füruat-ı şer’iyeye dair ekser ahkâmlar, Havariyyun ve sair rüesa-yı ruhaniye tarafından teşkil edildi. Kısm-ı a’zamı kütüb-ü sabıka-i mukaddeseden alındı. Hazret-i İsâ Aleyhisselâm dünyaca hâkim ve sultan olmadığından ve........

© Yeni Asya