Tevafuk mu’cizesi ve namaz (4)
İbni Arabî bilhassa bu tevafuk mu’cizesine istinaden; “Kur’ân sadece bir kitap değil, yaşayan bir hakikattir; Allah’ın (cc) nefesidir ve buradayım demesidir” demiştir. Böyle küllî bir mu’cize, bütün duyguları sınırlı olan bir beşere verilebilir mi? İnsan zihni bu kadar kusursuz bir düzeni asla üretemez ve bu hiçbir tabiat ve tesadüfe de verilemez. Çünkü Allah (cc) haricinde kâinatta insandan daha mükemmel bir varlık da mevcut değildir. Zira insan “ahsen-i takvim”dedir (Tîn Sûresi, 4).
Bütün ihtimaller zihnin oyunudur. Hakikat ise çok basit ve Allah’ın işaretidir. Onun için “El-ârifü tekfihil işâre” (Ârif’e işaret yeter) ve “Ârife tarif gerekmez” de denilmiştir. Bir de kalpleri mühürlenenler vardır ki, onların şerrinden de Cenab-ı Allah’a sığınmak gerekir. Yorulan zihin nihayet kalbe döner. Kur’ân-ı Kerîm’deki ilim, irade ve kudret gibi milyonlarca mu’cize sadece tevafuka indirgenirse, bu da büyük resmi küçültmektir. Yani onların her birerleri kendi alanlarında öyle harikalardır ki, adeta aynı orkestranın notaları gibidir. Yani Allah iradesini sadece sözle değil, şekil ve sanatlarla da........

Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin