menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şeriat ve demokrasi

18 1
12.09.2025

Bunlara; biri İlâhî diğeri beşerî olması itibarıyla “kıyas-ı maal farık” da denebilir. Fakat biz Müslüman olarak bir şeye İslâm’a uygunluğu nispetinde değer verdiğimizden, demokrasiyi bu zaviyeden değerlendiriyoruz. Onun için demokrasiye, İslâm’a en uygun veya en yakın sistem diyebiliriz. Bu kabilden olsa gerek, bir İngiliz düşünür de “Demokrasinin bir adım ötesi İslâm’dır” demiştir. O hâlde bu uygunluklardan bazılarını tanımlarla tespite çalışalım.

Şeriat: Bediüzzaman’dan mealen; arza zalimlerin zulmüne son vermek için nüzul eden İlâhî kanunlar manzumesidir; zalimin zulmünden mazlumu korumaktır.

Demokrasi: Hukukun üstünlüğünü esas alan kanunlar zümresi ve haklıya hakkını vermektir. Netice olarak biri İlâhî, diğeri beşerî olmakla birlikte böyle bir kesişim noktası söz konusudur. Ancak biri hakikî, öbürü izafî; biri güneş gibi fıtrî, diğeri yeryüzündeki kandiller gibi sunîdir.

Bununla beraber, insanlığın kurtuluşu ve saadet-i dareyne mazhariyeti için bu yakınlığın değerlendirilmesi gerekir. İnsanları korkutarak itmek değil, sevdirerek çekmek için bu hakikatin vurgulanması lazımdır. Çünkü her iki sistem de adaleti esas almaktadır.........

© Yeni Asya