menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Her Şeye Yeniden Başlamak” nasıl doğdu?

17 0
12.04.2026

Çünkü her kitabın özel bir doğuş hikâyesi vardır. Bazı kitaplar, sanki bütün şartlar onun doğumunu kolaylaştırır, zaman, olaylar, mekânlar onu bekler ve ne yazara, ne yayıncıya, ne dağıtımcıya çok da bir zahmet vermeden sühuletle dünyaya gelir. Zaten böyle bir hikâyesi olan kitabın da okuyucusu bunu hisseder, kitabı bir çırpıda okur, kitaptaki hakikatler birden insanın, toplumun bir parçası olur, yaşanmaya başlar. Bu durum, talep ile arzın buluşması gibi bir şeydir.

Bazı kitapların da doğumu, yaşaması, insanların hayatında hayat bulması zordur. Keşmekeşlikler taşır gittiği yere. Gerçi her kitabın her okuyucu akıl, kalp midesinde karşılaştığı durumlar da aynı değildir. Bu, manaların ulaştığı midelere de bağlıdır. Birinin hazımda zorlandığı manaya diğeri kolayca kavuşur. Birisine zehir olan bir mana, diğerine panzehir olur, iyileştirir. Güneş gibi, kitaptaki mana renkleri okuyanda görünür hale gelir renk renk. Her okuyanın baskın esması kendini bulur kitap satırlarında. Madde ile mana birbirinde fânî olur.

Gelin görün ki, her dünyaya gelenin bir de gidiş hikâyesi vardır. Gelmek de, gitmek de özel yaratılır. Bebeğin anne karnında belirli bir zaman diliminde bekletilmesi gibi, kitabın da yazarın iç dünyasında ne kadar kalacağı kestirilemeyen bir şeydir. Olur ya bazen makamını arayan bir kelime, kitabın doğuşu için aylara, yıllara mal olur. Ama öyle olması da hayır olur.

“Hey Şeye Yeniden Başlamak” da öyle oldu. Üzerinden farklı, renkli mevsimler geçti. Hep bekledi. Bekledi belki, ama pişti. Neticede kaderin takdiri olan vakitte doğdu.

İnsanın zihin kazanı bazen pek çok şeyle uğraştığından manaların olgunlaşmasına yeterince zaman........

© Yeni Asya