Nereden buldun o fotoğrafı?
Onlar kahramandılar. Öyle bir halka teşkil etmişlerdi. Zübeyir Ağabeyin etrafında toplanan o halkada, kimler yoktu ki? Mehmed Fırıncı, Mehmed Emin Birinci, Mehmed Kutlular, Ahmed Gümüş, Hakkı Yavuztürk, Üzeyir Şenler, vs. Aklıma ilk anda gelen isimler bunlar. Onların hepsinin de, farklı hususiyeti vardı. Ve esas gayeleri olan iman-Kur'ân hizmetine canhıraş bir hâlde koşuyor, koşturuyorlardı...
O günleri, bu günlerle mukayese etmeyin haa... Şimdiki gibi rahatlık yoktu, konfor yoktu. Ne üstadın isminden, ne de risalelerden, doğrudan bahsetmek, kanunsuz olsa da, yasaktı. O hâllerde bile onlar, kahramanca hizmetlerini yerine getiriyorlardı. Onların hemen hemen hepsiyle de muarefemiz ve musahebemiz oldu. Hepsi de şu anda, rahmet-i Rahman'a vâsıl olmuş vaziyetteler.
İşte, onlardan birisi olan Ahmed Gümüş ağabey, babamın hem aynı köylüsü, hem de uzaktan akrabasıydı. Onunla ilk def'a, babamın köyü olan Ermenek’in Tepebaşı köyünde iken 1971 senesinde mülâkî olmuştum. Köylüler ona "O Nurcudur, kahveye çıkmaz, kimsenin yanına pek gelmez" dediler. Bu benim dikkatimi celb etti ve hemen tanışmak için yanına gittim. Konuşunca ve beni de anlayınca çok sevindi. Biraz konuşup, sohbet ettik. Sonraki senelerde, İstanbul’a gittikçe görüşüyorduk. Kutlular Ağabey ile de iyi arkadaştılar. Ahmed Ağabey, vefat etmeden bir kaç sene önce bana bir resim gösterdi. Baktım, Kutlular Ağabey, hamak gibi bir uzun salıncakta, ayaklarını uzatmış yatıyor. "Tanıdın mı bu kim?" dedi. "Kutlular Ağabey, istirahat ediyor" dedim. Yüzü çok gülmezdi ama tebessüm etti.
"Hasan Aktunç (Balıkesirli 'Kırkpınarlı Hasan'........
