40.000 dilli melek: İnce bağırsaklarımız
Emilim kaliteli değilse gıdalar kaliteli de olsalar vücudun beslenmesi sekteye uğramaktadır. Zira bedenimiz, emilip damarlara aktarılan besinlerle beslenir.
Besin emiliminin kalitesi, ince bağırsaklarımızın yüzey alanının fazla olmasına bağlıdır. Meselâ geniş bir araziye yağmur yağıyor ve biz bu yağmuru biriktirmek için elimizde bir leğen ile beklersek damlaların yalnızca az bir kısmını toplayabiliriz. Kalan damlalar akar gider... Ama bir tenis kortu (yaklaşık 200 metrekare) kadar alana su toplayan sistem kurarsak, çok daha verimli olur.
Öyle de boruya benzeyen ince bağırsaklarımız içinde ilerleyen besinlerin yeterli ve sağlıklı emilimi için, bağırsaklarımızın içe bakan yüzey alanı (emilimin gerçekleştiği alan) yaklaşık bir buçuk veya iki tenis kortu (300-400 metrekare civarı) büyüklüğünde olmalıdır. Sizce bu kadar geniş bir arazi, karnımızdaki küçücük bir alana nasıl sığar? Gelin beraber Rabb’imizin mükemmel verimli, hikmetli, israfsız, sanatlı, düzenli ve üstüne üstlük her bir hücresini hayatlı yarattığı ince bağırsaklarımıza bakalım.
Yaklaşık 6 metre uzunluğunda, 2,5 cm çapında boru biçimindeki ince bağırsaklarımızın iç yüzeyi pürüzsüz bir boru gibi olsaydı borunun iç yüzey alanı toplamda sadece yarım metrekare olurdu. Dolayısıyla bağırsaklarımız 6 metre değil yaklaşık 4 kilometre olmalıydı ki anca yeterli yüzey emilimi gerçekleşsin. 4 kilometre ince bağırsak, devâsâ bir karın ve beden...
Hakîm ve Rahîm isimleriyle Rabb’imiz, bizlere mükemmel verimli organlar emanet ediyor. Emilim alanı yüzlerce kat........
