Dertlerin ahirete bakan yüzü
Bu sebeple ölüm, hastalık, musibet ve sıkıntılar ilk bakışta istenmeyen hâller olarak görünür. Ancak iman nazarıyla bakıldığında, onların da ahirete bakan hikmetli cihetleri vardır. Mü’min için çekilen hiçbir acı, dökülen hiçbir gözyaşı ve katlanılan hiçbir meşakkat zayi olmaz.
Peygamber Efendimiz (asm), mü’minin başına gelen sıkıntıların onun günahlarının affına vesile olduğunu haber vermiştir. Çekilen her ağrı, her yorgunluk ve her meşakkat, sabırla karşılandığında manevî kazanca dönüşmektedir. Böylece insan, farkına varmadan ebedî hayatına yatırım yapmış olur. "Bir Müslümana herhangi bir musibet, bir sıkıntı, bir keder, bir üzüntü, bir eziyet, bir gam dokunursa, hatta kendisine bir diken bile batarsa, mutlaka Allah bunları onun günahlarına kefaret yapar." 1
Bu hadis-i şerifin müjdelediği hakikati Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri de Hastalar Risalesi'nde geniş bir şekilde izah eder. Dünya bir ücret ve mükâfat yeri değil, hizmet ve imtihan yurdudur. Asıl ücretin verileceği yer ise ahirettir. Bu sebeple mü'min, hastalık sebebiyle çektiği sıkıntıları sabır ve tevekkülle karşıladığında, her bir saati bir gün ibadet hükmüne geçer. Kısa ömrü uzun olur. Hatta bazen, hastalığın şiddetine ve kişinin imanına göre bir dakikası bir gün ibadet hükmüne geçer.
Allah, mutlak âdil olduğundan, kulunu bir derde mübtelâ edip de ona bunun karşılığını vermemesi mümkün değildir. Neden kimisi sağlık, sıhhat afiyet içinde yaşasın da, kimisi de belki bir ömür süren bir........
