AB yolu
Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor’un Türkiye Raporu taslağı, Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu’nda ele alındı. Taslak raporda, Türkiye’nin kendisinin de onay verdiği 72 kriterden 6’sını aradan 13 yıl geçmesine rağmen yerine getirmediği belirtilmesi dikkat çekici…
Önümüzdeki günlerde yayınlanacak raporda da Türkiye’nin hâlâ bir adım atmadığı bir kez daha vurgulanacak.
Avrupa Komisyonu’nun geçen yıl, “genişleme ortaklarının son bir yılda kaydettiği ilerlemeleri” gösteren “yıllık Genişleme Paketi”nde de Türkiye ile katılım müzakerelerinin 2018 yılından bu yana durma noktasında geldiği ifade edilmişti.
Raporda, Türkiye’nin AB için kilit bir ortak ve aday ülke olmaya devam ettiği vurgulanırken, “Muhalefet temsilcileri ve partilerine karşı artan davalar ile diğer çok sayıda gözaltı vakası, Türkiye’nin demokratik değerlere bağlılığı konusunda ciddî endişelere yol açmaktadır. Hukukun üstünlüğüne ilişkin diyalog, AB–Türkiye ilişkilerinin merkezinde yer almaya devam etse de demokratik standartlardaki, yargı bağımsızlığı ve temel haklar alanlarındaki bozulmalar hâlâ ele alınmayı beklemektedir” denilmişti.
BİR YILDA İLERLEME OLMADI!
Raporda “katılım sürecini hızlandıran faktörler” olarak ülkelerin özellikle demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel haklar alanındaki reformlarının ivmesinin, katılım sürecinin hızını doğrudan etkilediği vurgulanmış; bu alanlardaki ilerlemelerin hem Birliğe katılmayı arzu eden ülkeler, hem de mevcut AB üye devletleri açısından refahı, demokrasiyi, güvenliği ve istikrarı güçlendireceği dile getirilmişti.
Bir yılda değişen hiçbir şey olmadı. Ne kriterlerde bir ilerlem, ne de AB üyeliği için gerekli olan adalet, hukuk ve hürriyetler konusunda bir gelişme…
Öncelikle şunu söyleyelim;
Şu anda bazı AB üyesi ülkeleri yönetenlerin AB kriterlerine uymayan icraat ve sözleri olsa da Türkiye’nin geleceğinin AB’de olduğu şüphe götürmez.
Zaman zaman (özellikle de AB ilerleme raporlarının açıklanmasından sonra) AB’ye gözdağı verme adına Şangay İşbirliği Örgütü gündeme getirilse de bu birlik hiçbir zaman AB’nin alternatifi olamaz.
Ülkeyi yönetenlerin AB konusundaki inişli çıkışlı görüşleri, bir AB Bakanı’nın geçmişte “Tek alternatifimiz AB değildir” demesi, “Avrupa Birliği’nin sonu geldi,” “AB’ye ihtiyacımız kalmadı” ifadeleri Türkiye’nin Birlik ile münasebetlerine büyük zarar verdi veriyor. Aynı iktidarın “Kendimizi Avrupa’da görüyor, geleceğimizi Avrupa ile birlikte tasavvur ediyoruz” noktasına gelmeleri bir yandan doğru bir ifade olurken, diğer yandan da önceki sözler bu ifadeleri çürütüyor.
AB’YE ÜYE OLMANIN YOLU BELLİDİR
AB üyeliği, AB’nin 1993 yılında kabul ettiği Kopenhag Kriterlerinde yer alan siyasî, ekonomik ve uyum kriterlerinin yerine getirilmesinden geçiyor.
Türkiye; demokrasi, insan hak ve hürriyetleri, adalet, hukukun üstünlüğü, din ve vicdan hürriyetini esas alan AB hedefinden asla vazgeçmemelidir. AB sadece bir ekonomik birlik değildir. Bir medeniyet, insan hakları, din, vicdan hürriyeti ve demokrasi projesidir.
Kopenhag Kriterleri’ne bakıldığında; istikrarlı demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan haklarına saygı, çok partili demokratik sistemin yer aldığı görülür.
Şu anda AB ülkeleri içinde bu değerlere zarar veren yöneticiler olabilir. Bu ülkelerdeki liderler değiştiğinde kriterlere er ya da geç döneceklerdir; dönülmesi de gerekir.
“AB standartları” olarak isimlendirilen “demokrasi, adalet, insan hakları” gibi standartların yakalanması, ancak Türkiye’nin Birliğe girmesi için gereken reformları yapmasıyla mümkün olabilecektir.
Türkiye 1959’dan bu yana Avrupa kapısında. Kapıyı açtıracak olan şey restleşmeler değil; hukuk, adalet ve hürriyet alanlarında atılacak adımlardadır.
29 yıl sonra 28 Şubat
Emeklinin ikramiyesi ne olacak?
Kirli siyaset dili düzelmeli
Emekliyi rencide etme yarışı!
Depremden ders çıkarmak
Risale-i Nur’un ekser hakikatleri Ramazan’da zuhur etti
Zekâtlar iman ve Kur’ân hizmetlerine
İman ile küfrün global savaşına dair…
Hatice, Tâhire, Tâcire...
Emirdağ Çarşı Camii ve Bediüzzaman
Laiklik sınıfta kaldı!
Fihrist Risalesi’ndeki Takriz mektubu üzerine… -1
Laiklik bildirisi ve dinî istismar alanları açmak
Demirel, zor günlerin adamıydı
Ramazan’da Cennet kapıları açılır
Bir rüyanın tahakkuku
Seçim senin, yaratmak O’nun
İsrail'in Gazze'ye saldırıları aralıksız devam ediyor
Eski İsrail Başbakanı Bennett'in Türkiye'yi hedef alan sözlerine ABD'den tepki: ''Türkiye, NATO üyesi bir ülke; herkes uyansın''
ABD-İsrail ve İran arası saldırılar devam ediyor
"Geçici Liderlik Konseyi görevine başlamıştır"
Merz: İran’daki iç dinamikleri anlamak çok zor
"Bunu yapmasaydık, iki hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı"
"Çatışmayı durdurmaya ve istikrarı sağlamaya katkıda bulunacak her türlü ciddi çabaya açığız"
İran gündemiyle olağanüstü toplandı
Erdoğan'dan Hamaney için taziye mesajı
İran'ın ABD üslerine saldırılarında can ve mal kayıpları yaşandı
DP Genel Başkanı Gültekin Uysal: Gözü dönmüş çete bölgeyi ateşe attı
Yeni göç dalgalarını tetikleyebilir
Çelik: Barış idealine darbe
Amerikan halkı, savaşlardan bıktı
"İran halkı için yeni bir umut doğdu ancak bu bölgede istikrarsızlık riskini de beraberinde getirir"
Çin Dışişleri Bakanı'ndan uluslararası tepki çağrısı
Hamaney’in ardından İran’ın yeni liderliği için birden fazla aday gündemde
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney öldürüldü
Aliyev'den Hamaney için taziye mesajı
Risale-i Nur'a Akdemik Bir Bakış - Barla’dan Endonezya’ya Uzanan Bir Fikir Yolculuğu
