Siyasette yumuşama böyle mi olacak?
Aradan daha 1 yıl geçmeden ne normalleşme ne de yumuşamadan eser kaldı.
Kayyım atamaları, hukukî süreçler derken siyasî hava giderek sertleşti. Bu da kutuplaşmayı arttırdı. Son olarak Erdoğan’ın Özel’e yönelik, “Başkomutan olarak sana sesleniyorum; ayaklarını denk al, denk almazsan denk getirmesini de biz biliriz. Ordumun komuta kademesine laf atma yetkisi ve hakkı sende değildir. Haddini bileceksin” sözleri, ortaya çıkan gerginliğin üzerine tuz biber ekti.
Siyasetçiler bu üslubun milletin nezdinde nelere yol açacağını hesap etmiyorlar mı? “Siyasetçi böyle tehditvâri konuşursa millete yansıması nasıl olur?” hiç mi hesaba katmıyorlar? Bu millet buna lâyık değil…
Ülkeda ağır bir ekonomik kriz yaşanırken, hukuksuzluğun, yolsuzluğun ve toplumsal çözülmenin pençesinde kıvranırken, millet adaletten umudunu kaybetmişken, hukuksuzluklardan demokrasinin temelleri sarsılırken, siyasetçinin yapması gereken de bunları çözmek iken siyaset kurumu vatandaşta ümit bırakmıyor. Milletin maddî beklentilerini karşılayamayan, meselelerini çözemeyen siyaset hiç olmazsa insanlara ümitsizlik aşılamasa…
Millet artık kavga değil, geçim derdinin bitmesini, adaletin yeniden tesis edilmesini eğitimden sağlığa sorunlarının çözülmesini bekliyor.
***
“En hafif tabirle…”
AKP, olağan kongresini yaptı. Kongre öncesinde partide büyük değişimlerin olacağı söyleniyordu ama meğerse bundan transfer edilen vekiller........
© Yeni Asya
