Fetih 29’dan 26. Sözün hatimesine
Evvela, hatimenin hatimesi ifadesiyle hangi metne atıf yapılıyor, o tesbit edilmelidir.
Kader Risalesi’nin sonunda bir Hatime var ve buna bir de ek olarak Zeyl var. Bu Zeyl, âdeta ilk Hatime’yle alâkalı olup, ikinci Hatime ise bu Zeyl’e çekilen bir hatime olarak anlaşılır. O hâlde “hatimenin hatimesi” vasfıyla anılanı, Zeyl ve onun hatimesi diye anlamak daha doğru olmalıdır. Bu tesbitin ardından, Zeyil’in metninde geçen dört hatveye mana-i ismî ve mana-i harfî de eklenirse hatimenin hatimesinde sıralanan altı mesele diye anlaşılır ki bunlar doğrudan fiillerin tanzim ve istikametine yönelik ıslah değerlendirmeleridir. Dolayısıyla bu ifadelerde irade terbiyesi ön plâna çıkar.
Fihrist’te geçen ifadenin benzeri, Fetih Suresi’nin son üç ayetinin tahlil edildiği Yedinci Lem’a’da da geçer şöyle ki:
“İşte, ahir-i Feth’in mezkûr üç ayeti,2 o vücuh-u i’cazından yalnız ihbar-ı gaybî vechinin çok vücuhundan yalnız yedi vechini bahsettik. Cüz-ü ihtiyarî ve kadere dair Yirmi Altıncı Söz’ün âhirinde, şu âhirki ayetin3 hurufatının vaziyetindeki mühim bir lem’a-i i’caza işaret edilmiştir.”4
Fetih Suresi’nin son ayetinde sahabelerin davranışlarına atıf yapılır. Onlar; kâfire şiddetli, kendi aralarında merhametli, çok........
© Yeni Asya
