Tahribat büyük, tamirat şart
İslâm terbiyesinden, iman ve ahlâk nimetinden mahrûm yetişen gençler, potansiyel birer câniye dönüşüyor. On beş yaşına kadar ahlâkî terbiye alamayan bir çocuğun, o yaştan sonra düzelmesi son derece zor görünüyor. Dahası, hangi yaşa gelirse gelsin onu endişe verici bir gelecek bekliyor demektir.
Bu satırlarla, yersiz ve gereksiz bir korku havası pompalıyor değiliz. Söylediklerimizin tamamı gözlerimiz önünde cereyan ediyor.
Ergenlik yaşına henüz girmiş bir çocuğun okul arkadaşlarını ve öğretmenlerini katledecek derecede azgınlaşması, hiçbir şekilde hafife alınamaz, basit bir hadise olarak görülemez. Bu vahim duruma karşı, gerek aileler, gerek STK’lar ve özellikle devlet yetkilileri ciddi manada tedbir almaya mecburdurlar. Aksi halde, vahim hadiseler tekerrür etmeye devam edecektir.
Yıllarca başka ülkelerde, hatta medenî ve gelişmiş diye bilinen toplumlarda da akran zorbalığı ve ergenlerin ateşli silâhlarla katliâm yaptıklarına dair haberler geliyordu.
Bazı gafiller, başka yerde vuku bulun bu tür hadiselerin bizde yaşanmayacağı zehabına kapılmıştı. Oysa, günümüzde koca dünya artık bir şehir hükmüne geçmiş. Dünyanın öbür ucunda meydana gelen bir hadise, hemen anında her tarafa yayılabiliyor. Yani, dünya çapındaki etkileşim son derece kolaylaşmış durumda. Öyle ki, sıradan bir vukuât dahi, tercüme ve paylaşımlar vasıtasıyla kısa sürede milyonlara yansıyabiliyor.
İşte, bütün bu risk faktörleri orta yerde dururken, bunlara seyirci kalmak, bigâne durmak olmaz, olamaz. Şunu herkes........
