Köyler yeniden yaşanır hâle gelsin
Farklı iklimlerin ve coğrafyaların bir arada bulunduğu ülkemizde çok çeşitli tarım ürünleri yetiştirilebiliyor. Bu büyük imkânı daha verimli değerlendirmek zorundayız.
Köyleri yeniden yaşanabilir hâle getirmeliyiz
Her şeyden önce insanları yeniden köye ve kasabaya döndürebilecek bir yaşam düzeni oluşturulmalıdır.
Köylerin altyapısı ve üstyapısı yenilenmeli; temiz su, elektrik, internet, ulaşım, sağlık ve eğitim hizmetleri modern standartlara kavuşturulmalıdır. Teknolojik altyapı köylere kadar götürülmelidir.
Bugünün insanı köyde yaşamak istiyorsa, bunu geçmişin şartlarıyla değil, 21. yüzyılın imkânlarıyla yaşayabilmelidir.
Bunun yanında kapsamlı ve adil bir toprak politikası oluşturulmalıdır. Toprakların belli ellerde toplanması yerine, üretim yapmak isteyen vatandaşlara uygun büyüklükte bağ, bahçe ve tarla tahsis edilebilir. Uzun süreli kiralama veya “işlet-devret” benzeri modeller uygulanabilir.
Amaç toprağı dağıtmak değil, toprağı üreticiyle buluşturmak olmalıdır.
Çiftçinin pazar endişesi olmamalı
Çiftçinin en büyük problemlerinden biri yalnızca üretmek değil, ürettiğini satabilmektir.
Bu nedenle üretim, planlı bir sistem içerisinde yapılmalıdır. Ziraat birimleri, bölgenin toprak yapısını ve iklim şartlarını dikkate alarak hangi ürünlerin ne miktarda yetiştirilmesinin uygun olduğunu belirlemelidir.
Çiftçi “Ektim ama satabilecek miyim?” endişesi yaşamamalıdır.
Kooperatifler güçlendirilmeli, ürünler tarladan doğrudan ve şeffaf bir sistemle alınmalıdır. Böylece üretici emeğinin karşılığını alırken tüketici de sağlıklı ve güvenilir gıdaya daha uygun........
