menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Maziye kök saldı, istikbale dal uzattı? - Çınar duruşu (2)

33 10
22.02.2026

Gizli ajanların desiselerini, safdil kişilerin gaflet hâllerini kullanarak hikâyenin şahıs, zaman, mekân unsurları arasında girip müfsit hadiseler çıkardılar. Meydana gelen hissî çatlaklardan girdiler ve bazı grupları tehdit ederek, maddî imkân verip siyasî imtiyazlar sağlayarak kendilerine taraftar etmeyi başardılar.

M. Kemal’in, Ankara’da kendisi ile birlikte çalışması için Bediüzzaman’a vadettiği malum tekliflerin benzeriydi yapılanlar. Yeni Asya her hadise karşısında olduğu gibi yine Üstadının tarzını takip etti. İhtilâlcilerin, bazı şahısları kullanarak Nur Şakirdlerinin şahs-ı manevîsinin vicdanını satın alma mahiyetindeki bütün teklifleri reddetti.

Bu çınar duruşuna ihtilalciler gazeteyi süresiz kapatarak, Nur dershanelerine baskınlar yaparak mukabele ettiler. Gazete Yeni Nesil adı ile neşredildi. O kapatılınca Tasvir, o da kapatılınca Hür Yurt namıyla çıkarken Nur Talebeleri memleketin hemen her yerinde nezarete atılan kardeşlerinin yerini doldurarak Nur derslerine hiç ara vermeden milleti tenvire devam ettiler.  

Zamanın şartları zor, maddî imkânlar kıt olmasına rağmen o çınara Yeni Asya Vakfı, Risale-i Nur Enstitüsü, Bizim Radyo, Can Kardeş Okulu gibi yeni dallar eklendi. Köprü hakemli akademik bir dergi hüviyeti kazanınca edebiyat, sanat, fikir, tefekkür sahalarında istikbal vadeden gençler Genç Yorum sayfalarında kabiliyetlerini inkişaf ettirme gayreti içine girdiler.

BADİRELERE KARŞI SEBAT VE İSTİKAMET

Hizmet hamlelerinin ve ‘aziz, sıddık Nur Talebesi’ yetiştirme gayretlerinin yanı sıra müdahalelerin, tahriklerin, tacizlerin, tahkirlerin de artık seri haline geldiği bu hikâyede, Yeni Asya’yı durduramayacağını anlayan ifsat komiteleri, doksanlı yıllara doğru siyasî maksatlar ve resmî desteklerle o çınarı budayıp bodur bırakmaya kalktılar. 

Yeni Asya o siyasî darbelere, tekrar asıl ve tarihî ismine dönerek mukabele etti. Risale-i Nur’un naşir-i efkârı olması hasebiyle kendi cemaatinin hizmet müesseselerine sahip çıkarken kardeş meşreblerin ve diğer dinî cemaatlerin meselelerini de dile getirdi, müsbet hizmetlerine sayfalarında yer........

© Yeni Asya