menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Besmele’yi hangi niyetle söylüyoruz?

16 0
17.03.2026

Çünkü insanın kudreti pek cüz’îdir; fakat ihtiyaçları pek küllîdir. İşte bu zayıf varlığın eline verilen en büyük miftah “Bismillâhirrahmânirrahîm” kelime-i kudsiyesidir.

Besmele, yalnızca bir başlangıç kelâmı değildir. Belki abdin, kendi dar ve karanlık nefsinden çıkıp, Hâlık-ı Zülcelâl’in namına hareket ettiğini kâinata ilân eden kudsî bir ünvan mahiyetindedir. Mana-i ismî nazarıyla bakıldığında, insan bir çekirdeği bile halk etmeye gücü yetmeyen gayet âciz bir mahlûktur. Ancak mana-i harfî nazarıyla, yani Allah namına hareket ettiği vakit, o zayıf kul birden nihayetsiz kudret sahibi bir Sultan-ı Ezelî’ye dayanır. Kendi cüz’î kuvvetini terk edip, kudret-i İlâhiyeye istinad eden bir vaziyet alır. Böylece aczini kuvvetin, fakrını ise rahmetin vesilesi yapar.

Risale-i Nur’un mizanıyla bakıldığında Besmele, yapılan işe bir ruh ve semavî bir kuvvet kazandırır.

İşârâtü’l-İ’câz’da bu hakikat şöyle ifade edilir:

“Kudret-i ezeliyenin, kâinattaki mevcudatın nevilerine, fertlerine olan nispet ve taallukundan husule gelir. Bu itibarla, Bismillah, kudret-i ezeliyenin taalluk ve tesirini celb eder. Ve o taalluk, abdin kesbine ve işine yardım edici bir ruh gibi olur.”¹

Bu hakikat gösteriyor ki; ruhsuz bir beden nasıl ki hayattan mahrum bir ceset ise, Besmelesiz ve niyet-i hâlisasız işler de bereketsiz, kuru ve manen ölüdür.

Besmele’nin hakikî tesiri ve kalbe sirayet eden feyzi ise niyet sırrında gizlidir. Zira Nur müellifi’nin ifade ettiği gibi: “Nazar ile niyet mahiyet-i eşyayı tağyir eder.”²

Bir sözün ruhu kelimelerinde değil, onu söyleyen kalbin halis niyetindedir. Niyet bir iksirdir; dünyevî ve fânî amelleri bâkî bir ibadet hükmüne çevirir. Adeta sıradan bir........

© Yeni Asya