menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir kuantum hikâyesi ve meraklı yolcu-6

10 1
02.01.2026

Modern bilimin ulaştığı bazı sonuçlar ile İslâm’ın asırlardır dile getirdiği hakikatler, aynı merkezde buluşmaktadır. Dil farklıdır, yöntem farklıdır; fakat işaret edilen gerçeklik aynıdır. Kâinat, insan şuurundan bağımsız, donuk bir sahne değil; bakışla, niyetle ve bilinçle ilişki kuran canlı bir anlam alanıdır.

Kuantum fiziğinin ortaya koyduğu “gözlemci etkisi,” bize şunu söyler: Gerçeklik, gözlemden önce sadece bir ihtimaller alanıdır; gözlemle birlikte belirginleşir.1 İslâm’ın niyet ve nazar hakikati ise benzer bir hakikati manevî zeminde ifade eder: İnsan, nasıl bakarsa öyle görür; hangi niyetle yönelirse, olayların manası da ona göre şekillenir.

Bilim, gözlemin fizikî sonucu etkilediğini söylerken; maneviyat, niyetin ve bakışın hadisenin mahiyetini değiştirdiğini bildirir. Bir kuantum deneyinde elektron, gözlemciye adeta “cevap” veriyorsa; ahlâk ve iman mesajlarında da kâinat, insanın iç dünyasına “cevap” verir. Bu ortak zemin bize şunu öğretir: Hakikat tek katmanlı değildir. Ne sadece maddedir, ne de yalnızca manadır. Hakikat, madde ve mananın birlikte okunduğu çok katmanlı bir bütündür. Birini........

© Yeni Asya