menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bizi kim ikaz edecek?

20 0
26.06.2026

Mesela bu hadiselerden bir tanesi Kastamonu Lâhikasında izah edilmektedir. “Risaletü’n-Nur zındıkaya karşı hakaik-i imaniyeyi muhafazaya çalışması gibi, bid’ata karşı da huruf ve hatt-ı Kur’ân’ı muhafaza etmek bir vazifesi iken, has talebelerden birisi bilfiil huruf ve hatt-ı Kur’âniye’yi ders verdiği halde, sırrı bilinmez bir hevesle, huruf ve hatt-ı Kur’âniyeye, ilm-i din perdesinde tesirli bir surette darbe vuran bazı hocaların darbede istimal ettikleri eserleri almışlar. Haberim olmadan, dağda, şiddetli bir tarzda o has talebelere karşı bir gerginlik hissettim, sonra ikaz ettim. Elhamdü lillâh ayıldılar. İnşaallah tamamen kurtuldular.”1 Bediüzzaman, Risale-i Nur hizmeti aleyhinde büyük zararları ortaya çıkarabilecek böyle bir hadiseyi ikaz ve tembihleri ile engellemiştir. Bu hadiseler gibi nice hadiseler vardır ki esasta aynı fakat şekilde farklı olarak ortaya çıkmaya devam etmektedir. Buna benzer hadiselerin meydan almasından korkacağımız veya çekineceğimiz bir şey yoktur. Elbette bunlar imtihan sırrı gereği devam edecektir. Üstadımız hayatta olmasa da bizim elimizde onun ve talebelerinin hadiselere karşı nasıl hareket ettiğini ve edeceğini gösteren Lâhika mektupları var. Lâhika mektuplarının takdim kısmında ifade........

© Yeni Asya