menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Benim tarzımda davranmak lâzımdır

8 0
14.04.2026

Bu mektup üzerinden hissettiklerimizi ve düşündüklerimizi sizinle paylaşabilmek için öncelikle buraya almamız gerekiyor. “Şiddetli bir ihtarla bildim ki, sen ve Ahmed Feyzi, Nurun mesleği olan mübareze etmemek ve ehl-i dünya ile uğraşmamak ve siyasete girmemek ve yalnız lüzum-u kat’î olduğu zaman kısaca müdafaa etmek haricinde, pek ziyade ve zararlı, mübarezekârâne ve siyasetvâri mahke- medeki okuduğunuz parçalar Nurlara çok zarar vermiş. Hattâ bizim cezamıza ve benim sıkıntılarıma sebebiyet vermiş. Ben senden ve Ahmed Feyzi’den gücenmem. Fakat bana evvelce göstermek lâzımdı. Maddî kazâ-yı İlâhî olarak o vaziyet size verilmiş. Onun tamiri için, benim tarzımda davranmak lâzımdır. Feyzi dahi, bütün kuvvetiyle siyasî müdafaatı bırakıp Nurlarla ve Tahirî gibi, yeni talebelerle meşgul olmak elzemdir.” 1 

Bediüzzaman Said Nursî bu mektupta talebelerine açık bir uyarıda bulunuyor. Öncelikle Nurun mesleği vurgusu ile başlanan mektupta bu mesleğin gereklilikleri olan mübareze etmemek, ehl-i dünya ile karşılıklı atışmamak yani uğraşmamak, siyasete girmemek yani siyaset yapar gibi bir vaziyette görünmemek, sadece lüzum olduğu kadar izah edip meseleleri uzatmadan konuyu nihayete erdirmek- ten bahsediyor. 

Nur mesleğinin şartlarından olan bu hususların yerine getirilmemesi sıkıntıların artmasına sebep olmuş hatta ceza verilmesi için bir delil niteliğinde değerlendirilmiş ve iman hizmetinin menfî hücumlara uğramasına neden........

© Yeni Asya