menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kâinatı ayakta tutan tekvînî kanunlar (10) - Yeraltındaki İlâhî su kuyuları

15 0
29.03.2026

Her damla, kâinatta kurulmuş son derece hikmetli bir su döngüsünün parçasıdır. Bitkilerin yapraklarından süzülerek toprağa ulaşan yağmur suları çoğu zaman yüzeysel akışla kaybolmaz; toprağın geçirgen katmanlarından süzülerek yeraltına iner ve geniş yeraltı su rezervlerini besler. Böylece gözle görülmeyen fakat hayatın devamı için vazgeçilmez olan büyük su depoları oluşur.

İnsanlar yağmur sularını değerlendirmek için barajlar, göletler ve isale hatları kurarlar. Ancak yeryüzünde yapılan bu sistemlerin çok daha kapsamlısı, yeraltında zaten kurulmuş durumdadır. Kilometrelerce uzanan geçirgen kaya katmanları ve akiferler, adeta birbirine bağlı fıtrî kanallar gibi çalışarak yağışlı bölgelerde depolanan suları uzak coğrafyalara ulaştırır. Bugün şehirlerin içme sularının önemli bir kısmı, bu yeraltı rezervlerinden sağlanmaktadır.

Toprak yapısı, bitki örtüsü ve yağış rejimi bu sistemin temel unsurlarıdır. Kumlu ve geçirgen topraklar suyun yeraltına sızmasını kolaylaştırırken, kil tabakaları suyu tutarak doğal depolar meydana getirir. Bitkilerin yaprakları ise yağmur damlalarının hızını keserek suyun toprağa daha düzenli nüfuz etmesini sağlar. Böylece yağmur suları sathî akışla kaybolmak yerine yeraltında toplanır ve geniş akifer sistemlerini oluşturur.

Bu düzen, kâinattaki genel nizamın bir parçasıdır. Bu hakikate dikkat çeken Bediüzzaman Said Nursî, kâinatta hiçbir şeyin başıboş........

© Yeni Asya