Seçimle gitmeme tertipleri
Tesbitlere göre her ne kadar “yargı” perdesinde gösterilse de daha önce “Yargıya gerekli tâlimatı verdik,” “Yargı gereğini yapacak” diyen Cumhurbaşkanı’nın en son “Yargıyla birlikte üzerine gideceğiz” ifadeleri, sözkonusu soruşturmaların, yargının “siyasetin sopası” olarak kullanılmasıyla doğrudan iktidardakilerce dayatıldığının ikrarı oluyor.
Görünen o ki Saray iktidarı, seçimle geldiği iktidardan ne pahasına olursa olsun gitmemek için her oyuna başvuruyor. 1950’den bu yana “İktidarın seçimle el değiştirme demokratik esası” fiilen ilga eden antidemokratik ve hukuk tanımazlığı inadına sürdürüyor.
“TERTİP” ÜZERİNE “TERTİP” TERTİPLENDİ
Bilindiği gibi evvelâ 2002’de Bahçeli’nin ani “3 Kasım’da seçim” çıkışıyla kendisinin ve partisinin yer aldığı koalisyonun sonu getirilirken ardından 28 Şubat “postmodern darbe” sürecinde yüzde 9.7 oyla yüzde 10’luk “seçim barajı”na takılıp -en az 60 milletvekili kaybettirilen- başta DYP ile topyekûn muhalefetin Meclis dışında bırakılmasıyla AKP’nin yüzde 34 oyla Meclis’in 65’ini doldurmasıyla tek başına iktidarı sağlandı. Daha sonra, yenilenen Siirt seçimleriyle Erdoğan’ın Meclis’e girip Başbakan olmasının önü açıldı.
Ardından 7 Haziran 2015 seçimlerinde AKP’nin tek başına iktidarı kaybetmesi üzerine 45 gün sürdürülen “istikşafi görüşmeler”le muhalefetin beş ay oyalanıp yüzlerce vatandaşla güvenlik görevlisinin şehit edildiği kanlı vetirede 1 Kasım’da tekrarlanan seçimle AKP iktidarda tutuldu.
Akabinde Bahçeli’nin........
© Yeni Asya
