Hukukun katli
Anayasanın, “mahkemelerin ve hâkimlerin görevlerinde bağımsızlığı”nı esas alan 138. maddesindeki “Hiçbir organ, makam, merci ve kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve tâlimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz” hükmü berhava edilmiş durumda.
Yine “Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri kesin olarak bağladığı”nı hükme bağlayan 153. madde açıkça çiğneniyor. “Yerel mahkemelerin yüksek mahkeme kararlarını takmaması”nı salık veren partili Cumhurbaşkanı’nın “AYM kararlarına uymuyorum” restlerine, “yargıyı tâlimatlandırdık, gerekeni yapacak” demesine artık gerek kalmıyor; zira yargı zaten “gereğini” yapıyor.
“ADALET GÜZELLEMELERİ”NE KİMSE İNANMIYOR!
Keza Anayasanın 90. maddesi gereği Meclis’in taahhüt ettiği uluslararası sözleşmelerin başında gelen AİHM’in “hak ihlâli” kararlarının fiilen uygulanmamasıyla hukukta tam bir “fetret devri” dayatılıyor…
Seçilmiş belediye başkanları ve çalışanları haksız ve hukuksuz biçimde tutuklanmakla kalınmıyor. Yargıyı bağımsızlaştırıp tarafsızlaştırmaya niyeti olmayan Saray iktidarı, hukuku siyasî ve şahsî hesaplarda kullanarak istismar etmeye devam ediyor.
Şimdi de içeri atılan siyasî rakiplerden ağır hastaların tahliyesine izin verilmemesi, seslerinin, görüntülerinin ve sosyal medya hesaplarının yasaklanması yetmezmiş gibi; haklarında........
