Zamanın Deccalleriyle mücadele/mücahede
Üstad bediüzzaman Hazretlerinin Külliyatta birkaç yerde Celaleddin-i Harzemşah’dan bahsetmesinin en temel sebebinin “vazife-i İlâhiyeye karışmamak” sırrından olduğu anlaşılmaktadır. Acaba Üstad sadece bu ihlâs sırrını anlatmak için mi bu zattan bahsetmiştir? Yoksa devrinde mücadele ettiği şahısların zalimliğinden ve dehşetinden midir?
Bu konu hakkında da Risale-i Nur’da gerekli izahatın var olduğu anlaşılmaktadır. Mesela, Emirdağ Lâhikası’ndaki bir Mektuptan, Celaleddin-i Harzemşah’ın Cengize karşı zafer kazandığını, Zühre Risalesi’nden Cengiz’in ordusunu defalarca mağlup ettiğini öğrenmekteyiz. O zaman kim bu Cengiz?
Resul-ü Ekrem (asm) Efendimizin mu’cizelerinden bahsedilen On Dokuzuncu Mektubun gaybî mu’cizeler bölümünde bu zalimlerin durumundan şöyle bahsetmiş: “Cengiz ve Hülâgu'nun dehşetli fitnelerini ve Arap Devlet-i Abbasiye'sini mahvedeceklerini haber vermiş.” Haber verdiği gibi de maalesef bu zalimler zulümleriyle Peygamberimizin (asm) gaybî mu’cizesini de ispat etmişler.
Meyve Risalesi On Birinci Meselesinde Felak Suresi’nin tefsirinde “... âlem-i İslâm'ca en dehşetli olan Cengiz ve Hülâgu fitnesinin ... dört defa mana-yı işarî ile ve makam-ı cifrî ile bakar ve parmak basar.”
Üç Deccal'dan Birisi
Afyon mahkemesi sürecinde, Deccal Süfyan gibi ahirzaman hadisatını anlatan Beşinci Şua’ya yapılan itirazların yersiz olduğu izah edilirken, bir hadis zikredilmiş ve arkasından Üstad Hazretleri bu hadisten kastedilen manayı açıklamıştır: “...Buna cevaben gayet parlak kat'î bir mu'cize-i Nebeviyeyi (asm) gösteren bu hadis-i sahihte: ‘...Uzun zaman hilâfet-i Abbâsiye devam edecek, sonra o saltanat Deccal eline geçecek.’ Yani uzun zaman beş yüz sene kadar hilafet-i Abbasiye vücuda gelecek, devam edecek. Sonra Cengiz, Hülâgu denilen üç Deccal'dan........
