menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Lâhika okumaları... Lâhikalarda “uhuvvet” ve “yetmiş nevi düşman” -3

10 0
20.08.2026

“O zat [Hafız Ali] yanıma geldi; ötekinin hattı, kendisinin hattından iyi olduğunu söyledim. “O daha çok hizmet eder” dedim. Baktım ki, Hafız Ali kemal-i samimiyet ve ihlâs ile, onun tefevvuku ile iftihar etti, telezzüz eyledi. Hem, Üstadının nazar-ı muhabbetini celbettiği için, memnun oldu. Onun kalbine dikkat ettim,gösteriş değil, samimî olduğunu hissettim. Cenab-ı Allah’a şükrettim ki, kardeşlerim içinde bu âlî hissi taşıyanlar var. İnşaallah, bu his büyük hizmet görecek. Elhamdülillâh, yavaş yavaş o his bu civarımızdaki kardeşlere sirayet ediyor.”7

“Büyük hizmet görecek” en güzel, en yüksek hasletlerden biri kardeşini kıskanmamaktır. Diğer bir ifadeyle, en adi duygulardan olan “hased, kıskançlık, kardeşini çekememek” kardeşliğin ve hizmetin önündeki büyük engellerden birisidir. Uhuvvetkârane tavrın sağlanabilmesini; hased, kıskançlık damarını tahrik etmeden veya ettirmeden hizmete devam edilebileceği dersini, Üstad iki talebesi özelinde bizlere ders vermiştir.

Bediüzzaman saff-ı evvel ağabeylerden bazıları için, iki ayrı cesette tek ruh gibi benzetmelerde bulunmasıyla, o ağabeyler arasındaki kardeşliğin, tesanüdün ve uyum içinde aynı ideal için birlikte hareket ettiklerini takdir etmiştir. Benzer bir teşbihi Kastamonu mektuplarının birinde görmekteyiz. Bu mektupta Üstad bu sefer 3 ayrı cesette 9 kardeş ruhunun varlığından bahsetmekedir:

“Kardeşlerim, bu defa üç mektubunuzda birden üç Hulûsî, üç Sabri, üç Hakkı gibi kıymettar dokuz kardeşi gördüm.” 8 

İhlâs Risalesinde bahsedilen “tefani” sırrının gereği, Üstad bu üç ağabeyin herbirinde üç talebesinin ruhunun birlikte olduğunu görmüş ve hizmette bu manadaki uhuvvetin ne kadar........

© Yeni Asya