İktidarı yerinde tuttunuz, ya cemaatleri?
Önce “Gençliği çok sıkıntılı bir durumda değerlendiren söylemler ve devamlı topluma karamsarlığı empoze eden bir diskur yaygın. Bundan kurtulunması gerektiğini önemle vurgulamak istiyorum” diyerek olumsuzluk fikrinin bir algıdan ibaret olduğunu savunup bu algıyı yıkmak gerektiğini belirttikten sonra şunları da söyleyivermişti:
“Hem herkese hitap edeceğiz. Hem kendi kimliğimizle hitap edeceğiz. Ama nedir? Yeniden bu toplumda ‘dindar olan insan iyidir’ yargısını güçlendirmek zorundayız. ‘Yaa biz ne dindarlar biliyoruz, biz ne namaz kılanlar biliyoruz, ne hocalar hacılar gördük’ meselesini bitirmenin yolu, Müslümanlar olarak bizim dinimizi doğru temsil etmemizin yolu, bu toplumda iyiliklerin kaynağının yine Müslüman insanlardan ve yine dindar insanlardan geldiğini muhakkak ciddi şekilde yerleştirmekten geçiyor.”
Bu sözler birilerine göre basitçe bir gaf idi, ama aslında dindarlar ve din hizmetleri için işlerin kötüye gittiğini gösteren açık bir itiraf idi.
Bilal Erdoğan’a bu konuda bizce en nazik ve en iyi cevabı Ali Babacan vermişti. “Benim kendisine tavsiyem, bu konuda sevgili pederiyle şöyle samimi bir........
