menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devletin kuzularının sessizliği

13 0
yesterday

Yani Savcılık, Davutoğlu’nun, AKP döneminde eski bakan ve eski Başbakan olduğunu görmezden geldi veya bizce gizledi. Bu, işin bir tarafı.

Ama asıl mesele başka: 

Bu soruşturmanın anlamı şu: Bu ve benzeri soruşturmalar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve ailesinin ve yakın çevresinin kayıt dışı servet sahibi olduğunu ve bu çevrenin yolsuzluk yaparak iktidarda kaldığını iddia eden herkesin cumhurbaşkanına hakaretten sorgulanıp yargılanacağını ve mahkûm edilebileceğini işaret ediyor. 

Çevre eşittir merkez, merkez eşittir lider, lider eşittir kutsiyet ve dokunulmazlık…

Ama kim için? Elbette muhalefete ayar vermekle görevlendirilmiş yargı aparatları için. Kamu vicdanı için ise asla değil.

Nitekim bu söylem muhalefetin AKP’ye ve liderine yönelik yirmi beş yıllık söylemi.

Öte yandan AKP’ye oy vermiş ve vermekte olan seçmenin dahi en az yarısı “çalıyor ama çalışıyor” modunda.  

Dolayısıyla yargılama süreci satha yayılır ve ilerlerse memleketin yarısı hapse girer. (“Zaten memleket olmuş tımarhane, bir de olsun hapishane” diyebilirsiniz ama demeyiniz. Enseyi karartmayınız.).

Mesela, o günlerde belediye işçilerinin sohbetine kulak misafiri olduk. Hepsi, “yerin kulağı vardır, dikkat edelim” modunda ama “böyle rezillik mi olur kardeşim” diyor. 

Elbette bu sebeple yargılanacak olanlar beraat de edebilir ama kolay değil. 

Elbette bu işin istinafı-Yargıtay’ı, AYM’si vardır ama onlar da kolay........

© Yeni Asya