Eskişehir’e yeni hizmet binası
Eskişehir cezaevinde iken bir Cuma günü, cezaevine yakın olan Ak Cami'de görüldüğü, bizzat o günkü cezaevi müdürü tarafından anlatılır. Bu hatıra hürmetine, Ak Cami, cemaatimiz için önemli bir yer tutar. Eskişehir'e gelen Nur Talebeleri Ak Camiyi de ziyaret ederek orada bir vakit de olsa namaz kılmaya gayret ederler. O gün Üstad Hazretlerinin neden Ak Cami’yi tercih ettiği bilinmiyor, sırlar âlemi...
Bediüzzaman'ın Eskişehir ile ilgili sırlı bir hatırası da şöyle anlatılır: 1956 yılında Hızır Aleyhisselâm, Ladikli Ahmet Ağa'ya gelerek, "Eskişehir'de büyük bir deprem olacak, taş taş üstünde kalmayacak, Bediüzzaman'a gidelim de dağlara çıkıp dua edelim" der. Emirdağ'da bulunan Bediüzzaman'ın da yirmi beş gün Eskişehir yakınlarındaki Kanlıpınar Tepesine kadar gelerek dua ettiği ve meydana gelen depremin hafif atlatıldığı rivayet edilir.
1957 yılında da, Eskişehir yakınındaki Muttalip köyünde yaşayan bir velî olan Hilmi Efendi'yi ziyaret için Eskişehir'e geldiği bilinmektedir. Bediüzzaman ve Risale-i Nur için bu kadar önemli izler ve hatıralar taşıyan Eskişehir, Risale-i Nur hizmeti bakımından da ileri gelen şehirlerden birisidir. Eskişehir, bir üniversiteler şehri olması hasebiyle, Yeni Asya Vakfında kalarak eğitimini tamamlayan yüzlerce mezun vermiştir. Bugün onların her biri önemli meslek ve mevkilerde hizmetlerine devam etmektedirler. Son yıllarda, her yerde olduğu gibi, şehrimizde de talebelerin, dershaneleri daha az tercih ettiği bir vakıadır. Ama Nur dersleri, haftanın iki günü hizmet mahallimizde devam etmektedir.
"Cuma dersleri" adını verdiğimiz ve genellikle emeklilerin katıldığı bir dersimiz daha vardı. Bunu da rahmetli Kadir Tuncay Ağabey'in işyerindeki bürosunda yapıyorduk. Kadir Ağabey rahmetli olunca, başka münasip bir yer bulamadığımız için bir süre bu derslere ara vermek zorunda kaldık. Nitekim geçen sene emekliler olarak durumu meşveret heyetimize ilettik ve "Bize Cuma günleri ders okuyabileceğimiz bir mekân lâzım" dedik. Başka bir vakfın binasında beş altı ay........
