menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Donald Çakmaktaş!

112 0
09.04.2026

Önce, Küresel Mafya Devleti’nin Başkanı Donald Trump’ın aşağılık ültimatomlarını takvime göre sıralayalım:

22 Mart: “Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde açın!”

26 Mart: “Hürmüz’ü beş gün içinde açın!”

27 Mart: “Hürmüz’ü on gün içinde açın!”

2 Nisan: “Hürmüz’ü açmazsanız, sizi Taş Devri’ne geri döndüreceğiz!”

4 Nisan: “Hürmüz’ü 48 saat içinde açın!”

5 Nisan: “Hürmüz’ü Salı gününe kadar açın!”

6 Nisan: “Şu lanet olası Boğaz’ı, Salı’ya kadar açın!”

“Çarşamba’ya kadar açmazsanız İran medeniyeti tamamen yok olacak!”

İŞTE BÖYLE YEDİRİRLER

Varılan istasyonda, ne oldu?

Faşist Diktatör Trump; tüm bu laflarını yedi, geri adım attı…

İran’ın şartlarını kabul etmek zorunda kaldı!

ABD’nin “Koşulsuz Teslimiyet” dayatması, İran karşısında iflas etti.

“Büyük Şeytan” ABD, dünyanın gözleri önünde aşağılandı.

İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünden, saldırmazlık taahhüdüne…

İran’a tazminat ödenmesinden, birincil ve ikincil yaptırımların tamamının kaldırılmasına…

Amerikan muharip güçlerinin çekilmesinden, Lübnan’da Hizbullah’a karşı yürütülenler dahil bütün cephelerde savaşın sona erdirilmesine kadar “Kapı Gibi” 10 Şart!

Şartların tamamı incelendiğinde…

-Bunun İran’ın zaferi, ABD’nin ise yenilgisi olduğunu görmek hiç de zor değildir.

Savaş Suçlusu Haydut Devlet ABD bu şartları ihlal ederse veya yerine getirmezse ne olacak?

Ateşkesin bir hükmü kalmayacağı için savaş devam edecek; İran, ABD-İsrail tandemine “ölümlerden ölüm beğendirmeyi” sürdürecek!

DÜZENBAZLIK, BUNLARIN KARAKTERİDİR

Nitekim, daha İslamabad’da masaya bile oturulmadan…

-ABD ile Soykırımcı Ortağı İsrail, ateşkesi üç kez ihlal etti.

İsrail, Lübnan’da tam 100 noktaya birden saldırdı ve beş yüze yakın masumu/sivili katletti.

Hemen ardından, “Ateşkesin Lübnan’ı kapsamadığı” yalanını pişirdiler.

Pakistan Başbakanı ise işbu Haçlı-Siyonist yalanını ifşa etti.

Şu pek manidar açıklama da İran Meclis Başkanı Kalibaf’tan geldi:

“ABD’ye karşı duyduğumuz derin tarihsel güvensizlik, onun her türlü taahhüdünü mükerrer şekilde ihlal etmesinden kaynaklanıyor!

Bu davranış, maalesef yine tekrarlandı. Böyle bir durumda, ateşkes veya müzakere mantıksızdır.”

NARKOZCULAR’DA İNECEK VAR

28 Şubat’ta, ABD-İsrail ikilisi İran’a saldırdığında…

Batı Kulübü’nün “kitlelere korku yaymaya” dayalı savaş propagandasının etkisinde kalan bilumum Eşik Bekçileri, İran’da rejimin değişeceğini sandılar.

Bir başka deyişle: Temennilerini yansıttılar, anlattılar.

Mesela, uzun yıllardır “Sağcı-Muhafazakâr” takılan bir gazete “Rejim Değişir, Savaş Biter” manşetini attı!

“CNN Trick” gibi maskeli televizyonlar da “inceden” ABD’nin malum tezlerini, politikalarını zihinlere nakşettiler.

Beş haftayı biraz aşkın bir süre sonra; Türkiye’deki Narkozcu Medya, hayal kırıklığına duçar oldu!

İşbu süreçte, müthiş bir direniş gösteren İran; ezberleri yerle bir yetti ve Haçlı-Siyonist düşmanın gardını düşürdü.

ABD’nin Hürmüz Boğazı dayatması çöktü; yaşadığı acizlik de Washington’ı sahada ve diplomaside çıkmaza sürükledi.

İçeride tepkiler patladı; dünyada izole hale geldiler.

Saldırıya uğrayan İran ise savaştaki fevkalade direnişiyle Çok Kutuplu Dünya Düzeni’nin başladığını cümle aleme gösterdi!

KORKU’YU ÜRETENLER VE YAŞATANLAR

“Amerikan Korku İmparatorluğu” çöküyor.

Birleşik terör devletleri ABD ve İsrail’in İran’a karşı “nükleer silah kullanabileceği” propagandasını Batılı medyadan dublaj yapmak suretiyle içeride zihinlere yerleştirenler…

Çaresiz kalan Trump’ın son geri adımından sonra utanırlar mı, acaba?

Batı Kulübü’nün ve paydaşlarının “Psikolojik Harekât” eksenli “Nükleer silahlarla korkutma” hipnozundaki temel yaklaşım…

Dikkat buyurunuz: “ABD’ye/İsrail’e asla direnmeyin” demeye getirmektir!

1945’te Japonya’ya yönelik ilk nükleer bombardımandan günümüze kadar, nükleer saldırının başka bir örneği neden hiç yaşanmadı?

Çünkü: ‘Dehşet Dengesi’ var; nükleer saldırıyı başlatan tarafın karşılaşacağı dehşet cevap da nükleer bombardımanla olur.

-İran’ın halihazırda nükleer silahının bulunmayışı, hiç kimseyi zinhar yanıltmasın!

Şu beş haftanın sonunda gelinen aşama; ülkemizde, Haydut ABD’yi “Yenilmez Armada” gibi gören ve gösteren zihniyete “ders” olur mu ki?

Korkuyu hem içlerinde yaşayan hem de kendileri dışındakilere yayarak yaşatanların…

-Kafalarındaki “Batılıların mutlak üstünlüğü ve yenilmezliği” putunu terk etme ihtimalleri var mıdır?

FRED ÇAKMAKTAŞ’TAN DONALD ÇAKMAKTAŞ’A

“İran’ı taş devrine çevirmekle” veya “İran medeniyetini bir tek gecede yok etmekle” tehdit eden Tacizci/Tecavüzcü/Pedofil Sarı Kovboy artık “Çarkingen” Street Numara 10’da oturuyor!

Donald’ın emlakçılığı babası Frederick’ten (Fred) geliyordu.

Uzun seneler süren emlakçılık döneminde, “dolandırıcılığın kanununu” adeta yeniden yazdı, Trump…

İkinci dönem başkanlığı sırasında, dünya haritasını önüne serip gözüne kestirdiği belli ülkeleri emlakçı kafasıyla tehdit etti, bombalattırdı, savaş açtı, işgale kalkıştı.

“Bitmeyen savaşlara son” parolasıyla ikinci kez geldiği Beyaz Saray’daki ilk senenin sonunda tam yedi ülkeye saldırdı.

“Taş Devri” çizgi filminin kurgusal karakteri Fred Çakmaktaş’ı hatırladığımızda…

Artık, Fred Trump’ın oğlu Faşist Başkan Donald’ın “İran’ı ait oldukları Taş Devri’ne geri döndüreceğiz!” tehdidi de aklımıza gelecek…

İran, işte bu aşağılık tehdidi, bir anlamda Donald Çakmaktaş’a çevirmeyi başardı!

TURUMP’UN PARDON “TURPUN BÜYÜĞÜ”

DJ Trump, vaktiyle Mossad ajanı seks taciri Jeffrey Epstein’in bir numaralı müşterisiydi.

Sarı Kovboy’un ikinci döneminde Adalet Bakanlığı’na getirdiği Pamela Bondi, Başkan Trump’ın Epstein Belgeleri’nde yer alan rezaletlerini sansürletti de sansürletti!

Ne var ki, Pamela’nın Başkan’ına yaptığı tüm yaltaklanmalar ve kollamalar bile Adalet Bakanlığı’ndan azledilmesine engel olamadı.

Turpun büyüğü heybede, yahu:

Şu Epstein Dosyası, Donald Çakmaktaş’ı adeta bir gölge gibi takip etmeyi sürdürecek!

Sahi, “Sekizde Sekiz” Sapık Epstein, hangi devire/çağa aitti?

-Sanırım, “Sodom ve Gomora” dediniz!


© Yeni Ankara