menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Adolf Tandemi, İran’a ne vadediyor?

49 0
03.03.2026

“Uluslararası Hukuk” denilen şeyin, ABD’nin başını çektiği Küresel Mafya’nın kaşarlanmış bir illüzyonu olduğu…

-Bu defa da İran’a yönelik kanlı saldırıyla tescillendi.

Kandan beslenen ABD & İsrail tandemi -dikkat- Viyana’da diplomatik görüşmeler devam ederken İran’a savaş açtı.

“Batı Medeniyeti” ile eş anlamlı uluslararası faşizmin işbu kalleşliği/alçaklığı, onların gerçek niyetlerini bir kez daha açığa vurdu.

Batılı barbarlarla hiçbir diplomatik müzakerenin hiçbir zaman işe yaramayacağı, esasen bir anlamı da olmadığı aşikardır.

Başta ABD olmak üzere Batı Cephesi, ancak güçten anlar!

Onlara anladıkları lisanla mukabele etmek gerektiği, asla bir başka yol bulunmadığı hususu; artık öğrenilmiş olmalıdır.

Filistin’deki soykırımın suç ortağı “Küresel Tiran” Trump…

Bir yandan Gazze’de sözde “Barış” Kurulu müsameresi tertiplerken, diğer taraftan “Nükleer silah yapmalarına ramak kalmıştı” diyerek İran’a yönelik alçakça bir savaş başlattı.

İran’ın nükleer silaha sahip olma “ihtimali” hiçbir devlete bu ülkeye saldırma hakkı vermez, veremez!

Saldırgan devletlerden ABD, altı bin nükleer silaha sahip…

Onun kanlı ortağı Siyonist İsrail’in ise en az dört yüz nükleer silahı olduğu biliniyor.

1960’lı yılların sonlarında, Nixon’ın Beyaz Saray’daki ilk dönemi başladığı vakit, İsrail’in nükleer silah sahibi olmasını sağlayan da ABD’nin ta kendisiydi.

İran’ın nükleer silahı olursa, bu “ABD ve İsrail’in güvenliğini tehdit edeceği için, buna izin verilemezmiş!”

ABD ve İsrail’in onca nükleer silahı, dünyadaki her ülke için açık bir tehdit unsuru iken, bu aşağılık gerekçe uluslararası faşizmin manivelası yapıldı.

“Nükleer Çifte Standart” asla kabul edilemez.

İsrail, ABD’nin verdiği istihbarat sayesinde, İran’ın otuz yedi yıllık dini lideri Hamaney’i resmi konutunda katletti.

Kanlı saldırıda, Tahran yönetiminin kırk sekiz üst düzey ismi de hayatını kaybetti.

Bu nokta atışı, İran rejimini sarstı ve aciz vaziyette bıraktı.

İran’ın İsrail’deki hedeflere ve ABD’nin bölgedeki üslerine ilk elde verdiği karşılıklar ise yetersiz kaldı.

Birleşik Terör Devletleri İsrail ve ABD’ye hak ettikleri cevap verildiğinde, ancak; gerçek bir intikam olur!

Rejim “manevi bir bozgun” yaşıyor; İran halkı ise düşmanın pervasız cinayetlerine karşı meydanları doldurdu.

İran’a yönelik faşist saldırı, dünyada da tepkiyle karşılandı…

Trump ve Netanyahu’ya yönelik büyük nefret, kemikleşti.

İlerleyen süreçte, bu Faşist İkili’nin “hem kendilerini hem de ülkelerini” fevkalade zor bir durumda bırakacağını, dahası “felakete sürükleyeceğini” hep birlikte göreceğiz!

Adolf Tandemi, “Dünyayı yakarız, ama yine de bize bir şey olmaz!” kafasındalar…

Oysa: Kaçınılmaz sona doğru “doludizgin” gidiyorlar.

-Eh, Bumerang Etkisi’dir, bağlasan durmaz!

İran tarafındaki güvenlik zafiyeti ise barizdir.

Bu denli bir katliam, CIA’in istihbaratı ile yapıldığına göre “mutfakta birilerinin olduğu” açıktır!

Yani, Tahran rejiminin içinde ABD (ve de İsrail ile) bağlantılı unsurların varlığı, inkâr edilemez.

Bunu “Bir şekilde İran devletinin içine sızılması” kabilinden değil de…

Daha köklü, daha derinde bir sorun diye düşünmek gerekir!

Bu maskeli unsurlar, tasfiye edilmediği müddetçe…

Özelde İran yönetiminin, genelde İran halkının daha ziyade zarar göreceği aşikardır.

“ÇAĞDAŞ BOMBALAR” VE KIZ ÖĞRENCİLER

ABD’nin bombardımanı sonucunda İran’ın Minab şehrindeki bir ilkokulda 160 kız öğrenci katledildi!

Haydut Devlet ABD, aynen tandemi Siyonist İsrail gibi…

Özellikle: Masumları, çocukları, sivilleri öldürmeyi sever!

O masum kız öğrencilerin parçalanmış cesetleri, yürekleri yaktı.

Psikopat Trump’ın İran için sözünü ettiği “Kurtarma!” veya vadettiği “Özgürlük!” işte budur.

“Çağdaşlığı” batasıca, Zalim Batı “Medeniyeti” masumların, çocukların kanlarından beslenir.

İran’da ve dahi Türkiye’de “Büyük Şeytan” ABD’den “medet uman” güruhun ise yatacak yeri yoktur.


© Yeni Ankara