menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şu dostun Trump’a bir çift söz söylesene Erdoğan

84 0
06.03.2026

Ortadoğu kan gölüne dönmüş durumda. Gazze’de on binlerce insan İsrail’in saldırıları nedeniyle hayatını kaybetti, İran’a saldırılar sürüyor, füze yağmuru bölgeyi sarsıyor. Türkiye’de ise yürütme erkinin başı Amerika’yı eleştiriyor ama Trump’ın adını anmıyor. Oysa yıllarca “dostum Trump” diyerek kurulan yakın ilişki hafızalarda duruyor.

Ortadoğu’nun makus talihi bu; yine savaşın ve yıkımın merkezinde. Uluslararası kuruluşların raporlarına göre büyük bölümü sivillerden oluşan on binlerce insan bombardımanlarda öldü. Bölge harabeye döndü.

Ortadoğu’nun başka bölgelerinde de çatışmalar büyüyor. İran’a yönelik saldırılar, İsrail’in operasyonları ve karşılıklı füze atışları bölgeyi bir ateş çemberine sürüklüyor. Her gün televizyon ekranlarında yeni füze görüntüleri izleniyor.

Bu tablo karşısında Türkiye’de şu soru da sık sık dile getiriliyor:

Ortadoğu’da füzeler yağmur gibi yağıyor. Bizim S-400’ler nerede acaba?

Rusya’dan alınan ve Türkiye’nin savunma sisteminde önemli yer tutacağı söylenen S-400’ler yıllardır tartışma konusu. Ancak bugün bölge savaşın eşiğindeyken bu sistemlerin akıbeti hâlâ kamuoyunda merak konusu.

Amerika eleştirisi var, Trump eleştirisi yok

Yürütmenin başı Cumhurbaşkanı Erdoğan son günlerde yaptığı açıklamalarda Amerika’nın ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını şu ifadelerle eleştirdi.

“ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları İran’ın egemenliğini ihlal etmektedir.”

“Bölgemiz bir ateş çemberine sürüklenebilir.”

Ancak dikkat çekici bir durum var.

Eleştirilerde Amerika adı geçiyor, fakat Donald Trump’ın adı neredeyse hiç anılmıyor. Oysa Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkilerde Trump dönemi oldukça dikkat çekici bir dönemdi.

Türkiye ile ABD ilişkilerinin en tartışmalı olaylarından biri Donald Trump’ın 9 Ekim 2019’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği mektuptu.

Bu mektupta Trump diplomasi tarihinde alışılmışın dışında bir üslup kullandı.

Mektupta şu ifadeler yer aldı:

“Sert adam olma. Gel iyi bir anlaşma yapalım.”

Trump aynı mektupta Türkiye’ye yönelik ekonomik tehdidi de açıkça dile getirmişti:

“Eğer iyi şeyler olmazsa Türk ekonomisini mahvedebilirim.”

Bu mektup dünya basınında büyük yankı uyandırdı. Bir devlet başkanının başka bir devlet başkanına bu üslupla hitap etmesi diplomasi tarihinde nadir görülen bir olaydı.

Ancak bu olaydan sonra iki lider arasındaki ilişki farklı bir dil üzerinden devam etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan birçok konuşmasında Donald Trump için “dostum Trump” ifadesini kullandı. Bu ifadeler Türkiye kamuoyunda da sık sık gündeme geldi.

Erdoğan’ın farklı tarihlerde yaptığı açıklamalardan bazıları şöyle:

“Dostum Trump ile birçok konuyu açıkça konuşabiliyoruz.”

“Sayın Trump ile iyi ilişkilerimiz var.”

“Dostum Trump ile telefon görüşmelerimizde birçok meseleyi samimi şekilde ele alıyoruz.”

Bu sözler iki lider arasındaki ilişkinin samimi bir dil üzerinden yürüdüğünü gösteriyordu.

Trump’ın Erdoğan Hakkındaki Sözleri

Donald Trump da birçok konuşmasında Erdoğan hakkında övgü dolu ifadeler kullandı.

Trump’ın Erdoğan için kullandığı bazı ifadeler şöyleydi:

“Erdoğan çok güçlü bir lider.”

“Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok iyi ilişkilerimiz var.”

“Erdoğan’ı seviyorum ve onunla iyi anlaşıyoruz.”

Bu açıklamalar iki lider arasında kurulan kişisel ilişkiyi dünya kamuoyunun dikkatine sundu.

Washington Ziyaretleri ve Karşılıklı Övgüler

Türkiye’den Washington’a yapılan ziyaretlerde de benzer bir tablo ortaya çıktı.

Görüşmelerin ardından yandaş medya şu başlıkları attı:

“F-35’ler geliyor, F-16 anlaşması kapıda, Türkiye ile ABD arasında tam mutabakat…”

Trump’ın Türk heyetine yönelik sözleri de sık sık manşetlere taşındı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler için kullanılan övgü dolu ifadeler yandaş medyada “iltifat yağmuru” başlıklarıyla verildi.

Görüşmelerdeki samimi görüntüler de sık sık gündeme geldi. Hatta Trump’ın Erdoğan’a oturduğu koltuğu ikram ettiği görüntüler uzun süre konuşuldu.

Amerika’nın Ortadoğu Politikası

Bugün ise Ortadoğu’da savaş büyüyor. Gazze’de on binlerce insan hayatını kaybetti. Bölge büyük bir yıkım yaşıyor.

Amerika ile İsrail İran’ı yerle bir etmek için saldırdıkça saldırıyor ve gerilim giderek artıyor. Amerika’nın bölgedeki askeri varlığı ve politikaları da yeniden tartışılıyor.

Birçok ülkede Amerika’nın Ortadoğu politikaları sert şekilde eleştiriliyor. Bu eleştiriler arasında Amerika’nın bölgedeki savaşların başlıca aktörlerinden biri olduğu yönündeki iddialar da yer alıyor.

Türkiye’de yürütme erkinin başı Erdoğan Amerika’yı eleştiriyor. Ancak Trump’ın adı bu eleştirilerde pek geçmiyor.

Oysa geçmişte Trump ile kurulan samimi ilişki, kullanılan “dostum Trump” ifadeleri ve Washington’daki görüntüler hâlâ hafızalarda.

Bu nedenle kamuoyunda şu soru soruluyor:

Trump’la bu kadar yakın ilişki kurulmuşken, Amerika’nın Ortadoğu politikaları eleştirilirken, Türkiye’nin bir dönem “Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanıyım” sözlerinin tartışıldığı bir süreç yaşanmışken, Trump’ın adı neden anılmıyor?

O halde ben de çağrı yapıyorum;

Şu dostun Trump’a bir çift söz söylesene Erdoğan


© Yeni Ankara