Savaş ekonomisi ve ikiyüzlü Amerika
Dünya sahnesinde bugünlerde yine aynı kanlı senaryo vizyonda.
Trump ve Netanyahu, "İran nükleer silah yapacak, dünyayı vuracak" çığlıkları atıyor. Oysa gerçek rakamlar, kimin kimi vurduğunu ve asıl tehdidin nerede olduğunu "tokat gibi" yüzlerine çarpıyor.
Nükleer terazi kimin lehinde?
Bugün dünyada 9 ülke nükleer silaha sahip. Ama terazi öyle bir bozuk ki; ABD yaklaşık 5.177 başlıkla, İsrail ise bölgenin "kaçak" nükleer gücü olarak yaklaşık 90 başlıkla dünyayı tehdit ediyor.
Nükleer silahı olmayan İran’ı "tehdit" ilan eden bu iki ülke, dünya nükleer stoğunun aslan payını elinde tutuyor.
Yani “gerçek failin” kurbanı "katil" ilan ettiği bir ikiyüzlülükle karşı karşıyayız.
Savunma Sanayii: Amerikan Ekonomisinin temel motorudur.
ABD ekonomisinin neden "barış" istemediğinin cevabı resmi rakamlarla ortadadır.
Savunma bütçesi tek başına yaklaşık 900 milyar dolar ve GSYH’nın yüzde 3,5’ine denk geliyor. Bu rakam, kendisinden sonra gelen 10 ülkenin toplamından fazla!
İstihdam ordusu: Bu sektör doğrudan 3,5 milyon Amerikalıya ekmek kapısı sağlıyor.
Pazar hakimiyeti: Küresel silah ticaretinin yüzde 40’ı tek başına Washington’un kontrolünde.
Amerikan fabrikalarında üretilen bombaların patlaması, Amerikan borsasındaki hisselerin yükselmesi demek.
Savaşlar durursa, Amerikan ekonomisi nefessiz kalır ve ölür.
BOP: Haritaları kanla çizmek:
Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), bu ekonomik çarkın siyasi maskesidir. "Demokrasi getireceğiz" dedikleri her yer, bugün birer açık pazar ve kaynak yağma alanıdır.
İsrail’in Gazze soykırımı ve taş üstünde taş bırakmaması Trump’ın ağzının suyunu akıtmış, yeniden inşası için gözlerinden dolarlar fışkırmıştır.
Amerika’nın bitmez tükenmez hırsının ve........
