Bürokrasi klanları iktidara tuzak kuruyor
Peşin söyleyeyim: Aşağıda yazdıklarım, ilgililerde şahsıma karşı bir husumete/kızgınlığa sebep olabilir. Bununla birlikte, kimseye veya kesime gönül okşayıcı laflar etme görevim yok. Söylemenin faydası olur mu, bilmiyorum. Lakin susmaya gönül razı olmuyor.
Önce, araç camlarındaki filmlere kafayı taktılar. Binlerce araç sahibini, iktidara karşı yok yere kışkırttılar.
Zaman oldu, bahçesinde ürettiği birkaç yüz kilo sebzeyi, hâl dışında satmak üzere arabasıyla taşıyan çiftçilerin yolunu kesip, ceza yazdılar.
Toprak Mahsulleri Ofisi bürokrasisi, çiftçiyi ‘ürünüyle rezil etmek için’ elinden geleni ardına koymadı. Yok randevuydu, yok ÇKS vardı/yoktu muhabbetiyle, vatandaşla Cumhurbaşkanı arasına nifak soktular.
Cumhurbaşkanı’na, “Çiftçinin tüm ürününü alacağız…” dedirttikten sonra, ürünlerin yüzde 30’unu bile almayarak, üreticiyi en az yüzde 25 zararla tüccarın kucağına ittiler.
Ev sahibi ile kiracı arasına husumet döşediler. Sanki her durumda; ev sahipleri ‘zalim kodamanlar’, kiracılar ise ‘mazlum garibanlar’ sayıldı. Devletin yıllık yüzde 120 vergi artışı yaptığı dönemlerde, 2 yıl boyunca kiralara yüzde 25 narhı koydurdular. Sanki enflasyonun tek sebebi kiralardı.
Çıkan anlaşmazlıklar yüzünden çok sayıda cinayet işlendi. Bu yersiz inat yüzünden, binlerce ev sahibi, Cumhurbaşkanı’na gönül koydu.
NEDİR BU KARAVAN DÜŞMANLIĞI
Bürokrasi hazretleri, ardından karavanlara ve karavancılara taktı. Çekme karavanları plakaya ve her yıl yapılacak teknik muayeneye bağladılar. Elbette bu, çekme karavan için her yıl ciddi bir malî külfet demektir.
Kent hayatı yorgunu binlerce insanın karavan hevesine kibrit suyu döktüler. Akıllarına gelmediyse, bir tüyo da biz verelim: Çekme karavanlar için, çeken araçtan bağımsız olarak Zorunlu Trafik Sigortası getirin. Ki, zulüm katmerlensin. Hem sigorta şirketleri biraz daha fazla kazansın.
Karavancılara düşmanlıkta bürokrasi hazretleri yalnız değildi. Özellikle sahil şehirlerindeki CHP’li belediyeler de ‘vergi vermiyorlar’ gerekçesiyle, karavancılara düşmanlıkta bürokrasiyle el ele verdi. Karavanların kent merkezine girişini neredeyse yasakladılar.
Oysa şehirlerdeki kiraların yüksekliğinden şikâyet eden iktidar, kiralık konut açığının azaltılması adına, karavan yaşamına köstek değil destek olmalıydı.
BARİ ADAMIN ARABASINI ELİNDEN ALIN
Bürokrasi, APP plaka meselesine de abandı. Yahu, nedir 140 bin TL........
