menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okullarda dersimizin adı Ramazan

5 5
19.02.2026

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan “Maarif Kalbinde Ramazan” genelgesi kapsamında okullarda bu mübarek aya yönelik çalışmalar başladı. Okul öncesinden liseye kadar tüm kademelerde dayanışma ve değerler içerikli etkinlikler düzenleniyor. Bu yaklaşım, eğitimin sadece akademik başarıdan ibaret olmadığını göstermesi açısından son derece kıymetli.

Yılbaşı temalı içerikleri, kültürümüzün bir parçası olmamasına rağmen okul koridorlarında görmeye alışmışken; öz kültürümüz olan Ramazan’a dair uygulama, süsleme ve etkinliklerin okullarda yer bulması ruhumuza iyi geldi. Kendi değerlerimizin görünür olması, öğrencilerde aidiyet duygusunu güçlendirir. Ülkemizde öneminin azaldığını düşündüğümüz bir vecibenin yeniden değer görmesi ve gençlerimizin bu sürece dâhil edilmesi takdire şayandır. Bu hassasiyetin eğitim politikalarına yansıması ayrıca anlamlı. Teşekkürler Sayın Bakanım.

Eğitimde örf ve adetler küçük yaşlarda kazandırılır. Okul ortamına bu bilinci yerleştirmek, zihinleri doğru referanslarla beslemek açısından önemli. Aksi hâlde çocuklar, hep birlikte söylenen bir şarkının sözlerine bakmadan, anlamını sorgulamadan tekrar edebilir. Doğru yönlendirme artık bir tercih değil, zorunluluk. Değer eğitimi boşluk kabul etmez; o boşluk mutlaka başka unsurlarla doldurulur.

Bu sebeple okullardaki Ramazan etkinliklerine yaklaşım yalnızca pedagojik değil, aynı zamanda toplumsal bir değer aktarımı olarak görülmeli. Ramazan ayı çocuğa sadece “oruç” kavramını değil; empatiyi, paylaşmayı, sabrı ve kendini tutmayı öğretme fırsatı. Eğitim sadece müfredatı yetiştirmek değil, hayatı anlamlandıracak değerleri kazandırmak. Yardımlaşma bilinci, merhamet duygusu ve sorumluluk anlayışı bu süreçte güçlenir.

Bir sınıf düşünün: Oruç tutan da var, tutmayan da. Saygı tam bu noktada başlar; ötekileştirmeden, rahatsız etmeden, değerleri yok saymadan. “Halden anlamak” kavramı kitaplarla öğretilemez; çocuk bunu yaşayarak ve tecrübe ederek öğrenmeli. Asıl mesele, Ramazan’ı ideolojik tartışmaların dışına çıkarıp ahlak ve insanlık diliyle anlatabilmek.

Okullar Ramazan ayında suskun kalmamalı; fakat bağırarak da konuşmamalı. Sade ve öğretici bir dille, dinimizin güzel bir tarafı olan Ramazan hayatın doğal akışı içinde öğrencilere aktarılmalı. Belki bu sayede zorbalıklar ve çocuklar tarafından işlenen suçlar azalır. Bugünün küçükleri olan kıymetli evlatlarımızın zihinlerinde bu etkinlikler kalıcı ve güzel bir hatıra olarak yer edecek.

Ramazanınız Mübarek Olsun.


© Yeni Ankara