Bir tuşla geleceğimizi yönetmek
Televizyon artık sadece bir eğlence aracı değil; sessizce bilinçaltına iyi ya da kötü her şeyi yerleştiren bir üst akıl. Bazen sesini fazla yükseltiyor, kelimeleri edep çerçevesinin dışına çıkarıyor ve bunu normalmiş gibi beynimizin bir köşesine yerleştiriveriyor. Kabul edelim, ekranlar artık masum değil.
Evlerimizin baş köşesinde yerini alan bu parlak ekranlar, her akşam biraz daha hoyrat, biraz daha arsız ve biraz daha umursamaz bir dile bürünüyor. Şiddeti, ihaneti ve küfrü olağan bir durummuş gibi sunuyor; üstünü cilalayıp normalleştiriyor. Ve bunların hepsini “hikâye” kılıfıyla servis ediyor.
Bugün televizyon içeriklerinin büyük bir kısmı, toplumun değer yargılarını yansıtmak yerine onları törpülüyor. Ahlak, saygı ve edep gibi kavramlar sanki modası geçmiş bir kıyafetmiş gibi “demode” ilan edilirken; vuran, kıran, aldatan karakterler rol model olarak sunuluyor. Maalesef bu kirlilik, prime time saatlerinde çocukların gözü önünde sergileniyor.........
