menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kürt sorunu mu, Kürdün sorunu mu?

9 0
16.06.2026

Ahmet Türk'ün geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmada kullandığı şu ifade oldukça dikkat çekiciydi:

"Kimliğim yok, dilim yok, halkım yok sayılıyor. İşte Kürt sorunu benim."

Bu cümle ilk bakışta kimlik merkezli bir itiraz gibi okunabilir. Ancak biraz daha derine indiğimizde farklı bir soruyla karşılaşırız:

Gerçekten "Kürt sorunu" dediğimiz şey nedir?

Daha da önemlisi, bu sorunun bütün yükünü yalnızca devlet politikalarına, kimlik tartışmalarına veya güvenlik meselelerine yüklemek ne kadar doğrudur?

"Kürt sorunu" diye tarif edilen meselenin önemli bir bölümü aslında "Kürdün sorunu" olabilir mi?

Çünkü Ahmet Türk yukarıda alıntıladığım cümlesine şöyle başlıyor: “Kürdistan’da geniş toprakları olan bir ailenin çocuğuyum” Buradan bakınca karşımıza çıkan tablo, yalnızca etnik kimlik eksenli bir çatışma değil, aynı zamanda son derece güçlü bir feodal düzenin ürettiği sosyal ve ekonomik bir çıkmazdır.

Türkiye'nin batısında sanayi devrimiyle, şehirleşmeyle ve eğitimle aşınan birçok toplumsal yapı, doğu ve güneydoğuda çok daha uzun süre varlığını korudu.

Toprak mülkiyetinin birkaç ailede toplanması...

Siyasal temsilin belli soyadlarının tekelinde kalması...

Bunların hiçbiri romantik folklor unsurları değildir. Bunlar doğrudan ekonomik eşitsizlik üreten yapılardır.

Bugün Ahmet Türk'ün kendisi de konuşmasında "Kürdistan'da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum" ifadesini kullanmıştır.

Tam da burada ilginç bir paradoks ortaya çıkıyor.

Türkiye'de Kürt meselesi üzerine konuşan aktörlerin önemli bir kısmı, tarihsel olarak o feodal düzenin içinden gelmiştir.

Yani sorun yalnızca devletle Kürtler arasında yaşanan bir sorun değildir.

Aynı zamanda Kürt toplumunun kendi içindeki sınıfsal ve ekonomik ilişkilerden doğan bir sorundur.

Bir köylünün toprağa erişememesi, bir gencin eğitim imkanlarından mahrum kalması, yatırımın bölgeye ulaşmaması, kadınların toplumsal hayatta geri planda kalması gibi meselelerin tamamını sadece "kimlik" başlığı altında açıklamak mümkün........

© Yeni Ankara