Tek tıkla tüketilen duygular: Aşkı nerede kaybettik?
Her şeyin baş döndürücü bir hızla aktığı, her nesnenin bir sonrakinin yerini alması için tasarlandığı bir çağda yaşıyoruz. Sabah aldığımız bir teknolojik alet akşam demode kalıyor, vitrinler her an yenileniyor, sokaklar sürekli değişiyor. Ancak bu amansız "hızlı tüketim" furyası, sadece vitrinlerdeki eşyaları ya da altımızdaki arabaları eskitmekle kalmadı; insanlığın en eski, en korunaklı sığınağı olan o saf duyguyu da kendi girdabına çekti. Sahi, her şeye bu kadar kolay ulaşabildiğimiz bir dünyada, neden gerçek sevgiyi bulmak her geçen gün daha da zorlaşıyor?
Dün akşam, işlek bir caddede yürürken kafelerden birinin camından içeriye gözüm ilişti. Karşılıklı oturan genç bir çift vardı. Masada sıcak kahveler tütüyordu, ortam bir köşe yazısına ilham verecek kadar romantikti. Fakat aralarında ne bir bakışma ne de o heyecanlı fısıldaşmalardan eser vardı. İkisinin de yüzü, ellerindeki telefonların........
