Şiddet sarmalında engelli öğretmen
Merhaba değerli okurlarım! Bugün sizlere sanki bağrıma çöreklenmiş ağır bir taş ve boğazıma düğümlenmiş, yutkunmakta zorlandığım bir yumru eşliğinde, bir anda ülke gündemine düşen ve vicdanları sızlatan, eğitim camiamızın acı kaybı olan, eğitim neferimizin katledilmesini engelli bir öğretmen gözüyle değerlendirmeye çalışacağım.
Biz engelli öğretmenler açısından okullardaki şiddet ve can güvenliği sorunu, erişilebilirlik, mobbing ve psikolojik şiddet eşliğinde en fazla kaygılandığımız eğitim ortamındaki çok katmanlı bir kriz haline gelmiştir.
2025-2026 eğitim öğretim yılı itibarıyla okullarda yaşanan şiddet olayları (öğrenci-öğretmen, veli-öğretmen, hatta kesici aletli saldırılar) rekor seviyeye ulaşmışken, engelli öğretmenler bu ortamda fiziksel yetersizlik, psikolojik baskı ve erişilebilirlik eksikliği üçgeninde çok daha yüksek risk altındadır.
Okulda yaşanan Şiddetin Engelli Öğretmenlere Yansıması
Son yıllarda okullarda öğretmenlere yönelik şiddet olayları maalesef dramatik biçimde artmıştır. Daha bu hafta başında İstanbul Çekmeköy'de bir meslek lisesinde kesici aletli saldırı sonucu bir öğretmen hayatını kaybetmesi, iki öğretmen ve bir öğrencinin yaralanması bu durumun en acı örneğidir.
Bu olaya tepki olarak, bazı eğitim sendikaları 3 Mart 2026'da ülke genelinde, bazıları da İstanbul il genelinde iş bırakma eylemi gerçekleştirmiş ve "Okullarda şiddete artık yeter!" çağrısı yapmıştır.
Sendikalar, okullarda yeterli güvenlik görevlisi olmaması, giriş-çıkış kontrollerinin yetersizliği, nöbetçi öğretmen modelinin profesyonel güvenlik yerine geçememesi gibi........
