Orta Doğu'yu kan gölüne çeviren Netanyahu'nun hesabı ne?
Orta Doğu yine alevler içinde. İsrail savaş uçakları İran’ı bombalarken, bölge yeni bir savaşın eşiğinde sallanıyor. Her gün yeni ölüm haberleri, yeni gözyaşı, yeni yıkım... Gazze hâlâ kan ağlarken şimdi de İran semalarında patlayan bombalar, Orta Doğu’yu çoktan aşmış bir yangının habercisi.
Peki neden şimdi? İran’ın nükleer tesisleri yıllardır oradaydı, füze kapasitesi biliniyordu. Zamanlama neden bu kadar manidar? Çünkü Netanyahu yargılanıyor, koalisyonu dağılıyor, seçimler yaklaşıyor.
Gideon Levy: "Savaş Suçlusu ve Kaçak"
Haaretz yazarı Gideon Levy’ye göre Netanyahu için Filistinliler yok, sadece oy potansiyeli var. "Gazze’ye atılan her bomba, onun yargılandığı mahkeme salonundan kaçışının parçası." Levy, Netanyahu’yu yıllardır "savaş suçlusu" olarak niteliyor ve ekliyor: "Artık İsrail’in güvenliği değil, kendi koltuğunun güvenliği için savaşıyor."
Anshel Pfeffer: "Güvensizlik Üzerine İnşa Edilmiş Kariyer"
Netanyahu’nun biyografisini yazan Anshel Pfeffer, babası Benzion Zion’un "Yahudiler asla güvende olamaz" felsefesinin oğlu Netanyahu’da nasıl siyasi stratejiye dönüştüğünü anlatıyor: "Barış, onun için iktidarın sonu demek. İran tehdidi olmasaydı, siyasi kimliğinin yarısı çökerdi."
David Grossman: "Tevrat’ın Emri Yaşatmaktır"
Ünlü yazar David Grossman, Netanyahu’nun dini söylemi istismarını en sert eleştiren isimlerden: "'Vadedilmiş Topraklar' masalıyla çocuklarımızı savaşa gönderiyor. Oysa Tevrat’ın emri 'yaşatmaktır', öldürmek değil. Bu adam ülkeyi kişisel mülk gibi yönetiyor."
Thomas Friedman: "İsrail’in En Tehlikeli Lideri"
New York Times yazarı Thomas Friedman çarpıcı bir tespit yapıyor: "Netanyahu, İran’ı bombalamaktan defalarca bahsetti. Ama asıl bombalamak istediği yer, kendisini yargılayan mahkeme salonu. Bunun için Orta Doğu’yu ateşe vermeye hazır."
Peter Beinart: "Dini Söylem Siyasi Yatırım Aracı"
Amerikalı Yahudi yazar Peter Beinart’a göre Netanyahu’nun "Tanrı’nın vaadi" dediği şey aslında 1967 sınırları değil, 2026 seçimleri: "Dini söylem, onun için siyasi bir yatırım aracı."
Kişisel Hesap, Bölgesel Bedel
Tüm bu yazarların ortak tespiti şu: Netanyahu, "Vadedilmiş Topraklar" ve "Tevrat’ın emirleri" söylemini kişisel iktidarına araç ediyor. Dini metinler tarih boyunca yorumlandı, yeniden yazıldı; Netanyahu da tıpkı selefleri gibi bunları maskeye dönüştürüyor. Arkada yargıdan kaçış, yolsuzluk dosyaları, iktidar hırsı var.
Orta Doğu kan gölüne dönerken, bombaların gölgesinde bir gerçek var: Netanyahu kendi geleceği için bölgeyi ateşe verdi. David Grossman’ın uyarısıyla bitirelim: "Bir lider, kendi geleceği için bölgeyi ateşe verebilir. Ama ateş, onu da yakmadan durmaz."
