menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Maduro kaçırıldı, Erdoğan eleştirildi... Diplomasi gerçekten kişisel mi?

11 1
06.01.2026

3 Ocak 2026’da ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği hava saldırıları ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun kaçırılması, sadece Latin Amerika’yı değil, küresel diplomasi dengelerini de sarstı. Olayın yankıları Türkiye’de ise farklı bir eksende ilerledi. Muhalefetin hedefinde bu kez Washington değil, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan vardı.

Eleştirilerin merkezinde tanıdık bir iddia bulunuyor:

“Erdoğan dış politikayı kişisel dostluklar üzerinden yürütüyor, şimdi de sessiz.”

Peki gerçekten öyle mi? Yoksa bu tablo, diplomasinin doğasına yabancı bir okumanın ürünü mü?

Nicolás Maduro’nun ABD ile çatışması yeni değil. 2013’te Hugo Chávez sonrası iktidara geldiği günden bu yana Washington’la ilişkiler kesintisiz bir gerilim hattında ilerledi. 2020’de ABD Adalet Bakanlığı’nın Maduro’yu “narko-terörist” ilan etmesi ve başına ödül koyması, bu çatışmayı açık bir hesaplaşmaya dönüştürdü.

Maduro ise geri adım atmadı. Aksine meydan okudu.

Rusya, Çin, İran ve Türkiye gibi aktörlerle ilişkilerini derinleştirdi; yaptırımlara karşı “direniş ekseni” inşa etti.

3 Ocak 2026’daki operasyon, bu uzun kavganın askeri bir safhaya taşınmasıydı. ABD, bir devlet başkanını fiilen kaçırarak uluslararası hukukun en temel ilkelerinden birini askıya aldı. Bu, sadece Maduro’ya değil, tüm “bağımsız........

© Yeni Ankara