Fıkra mı, linç mi, şiddet mi?
Ankara'da bazen bir cümle günlerce konuşulur.
Bazen söylenen söz değil, verilen tepki tartışmanın merkezine oturur.
Son günlerde yaşanan Rahmi Koç tartışması da biraz böyle.
İzmir'de bir hastane açılışı...
Salonda siyasetçiler, iş insanları, davetliler...
Sohbet sırasında anlatılan bir fıkra.
Ve ardından kopan fırtına.
Rahmi Koç'un anlattığı fıkra yeni değil.
Bu ülkenin yıllardır bildiği, farklı versiyonlarıyla anlatılan klasik bir mizah hikâyesi.
Fıkranın kahramanı bir Kürt kadın.
Doktor muayene için "Soyunun" diyor.
Kadın ise "Önce sen soyun" diye cevap veriyor.
Gülüp geçilecek bir fıkra mı?
Yoksa toplumsal infial çıkaracak bir olay mı?
Tartışma tam da burada başladı.
Biraz hafızamızı yoklayalım.
Bu ülkede kaç kuşak Temel fıkralarıyla büyüdü?
Kaç kuşak Fadime'ye güldü?
Kaç kahvehanede Dursun anlatıldı?
Karadeniz insanı yıllarca mizahın başrolünde yer aldı.
Aile sohbetlerinde...
Kimse kalkıp da bunu Karadenizlilere karşı organize bir düşmanlık olarak yorumlamadı.
Çünkü toplum bunu mizah kültürünün bir parçası olarak gördü.
Bugün ise benzer bir fıkra........
