Sonradan pişmanlık yaşamamak adına; Grip Aşısı
Grip, çoğu zaman birkaç gün süren sıradan bir kış hastalığı olarak görülüyor. Oysa özellikle çocuklar, gebeler, ileri yaştaki bireyler ve kronik hastalığı olanlar için ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Grip aşısı ise yalnızca hastalanmamak için değil, hastalığın ağır geçirilme riskini azaltmak için de önemli bir koruyucu sağlık aracı.
Buradaki fark şu: Halk arasında burun akıntısı, boğaz ağrısı ve ateş yapan durumlar "grip" olarak adlandırılsa da biz hekimleri tedirgin eden grip, influenza virüsüdür. Grip aşısı sadece influenza virüsünden korumaktadır.
Sonbaharın gelmesiyle birlikte polikliniklerde en sık karşılaştığımız sorulardan biri yeniden gündemde: “Grip aşısı yaptırmalı mıyız?”
Bu sorunun yanıtı aslında yalnızca bireysel bir tercih meselesi değil; toplum sağlığını da ilgilendiren önemli bir konu.
Öncelikle grip ile soğuk algınlığını birbirinden ayırmak gerekiyor. Her burun akıntısı, boğaz ağrısı veya öksürük grip değildir. İnfluenza virüsünün neden olduğu gerçek grip enfeksiyonu, çoğunlukla ani başlayan yüksek ateş, belirgin kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı, halsizlik ve kuru öksürükle kendini gösterir. Bazı hastalarda zatürre, solunum yetmezliği ve mevcut kronik hastalıkların kötüleşmesi gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir.
Özellikle risk grubundaki bireylerde grip, basit bir üst solunum yolu enfeksiyonundan zatürreye ilerleyebilmekte ve hayati risk doğurmaktadır.
Neden her yıl yeniden aşılanmalıyız?
Grip virüsünün en önemli özelliklerinden biri sürekli değişime uğramasıdır. Virüsün yüzey proteinlerinde meydana gelen küçük değişiklikler, bağışıklık sistemimizin önceki yıllarda karşılaştığı virüsleri tanımasını zorlaştırabilir.
Bu nedenle grip aşısının içeriği her yıl dolaşımdaki virüsler dikkate alınarak güncellenir. Geçen yıl........
