menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hiçbir zulüm sonsuza dek sürmez Aliyev!

42 0
thursday

20. yüzyılın başlarında Bolşevikler tarafından işgal edilen ve yaklaşık 70 yıl Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB)’nin esaretinde kalan Azerbaycan, 20 Ocak 1991’de bağımsızlığına kavuştu.

İki yıl süren bu özgürlük ortamı, 1993 yılının Haziran’ında yönetimi ele geçiren Haydar Aliyev ile sekteye uğradı. 

Azerbaycan Anayasası’nda temel hak ve hürriyetler ile ilgili hususlar teferruatlı olarak belirtilmiş olmasına rağmen, inançlı insanlara ve siyasi muhalefete karşı zorba bir devlet politikası uygulanmaya başlandı.

Keyfî gözaltı süreleri, haksız tutuklamalar, inanç ve ifade özgürlüğü alanındaki kısıtlamalar ayyuka çıkarken, adalet resmen askıya alındı. 

Takvimler, 2000 yılının Aralık ayını gösterdiğinde ise ilginç bir gelişme yaşandı. 

“Bu iş bitirmiştir, yapılacak bir şey yoktur, herkes bu yasağa uyacaktır, uymayana kamu görev ve hizmetlerinde yer yoktur” diyen ve “Başörtüsü ancak evin içinde serbest olabilir” ifadelerini kullanan dönemin DSP’li Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu, resmi bir ziyaret kapsamında Azerbaycan›ın başkenti Bakü›ye geldi.

Ne olduysa bu ziyaretten sonra oldu. 

“Peygamber Efendimizin Hayatı, İslâm Tarihi, Kur’an-ı Kerim ve Kur’an İlimlerine Giriş, Fıkıh-ı Ekber, İslâm İlmihali...” gibi kaynak kitapları eğitim-öğretim açısından sakıncalı gören Bostancıoğlu’nun ziyaretinin ardından Azerbaycan’da sürpriz bir gelişme yaşandı. 

Yıllarca komünizm altında ezilen ve yeni yeni “İslam aleminin bir parçası olduklarını” idrak etmeye başlayan Azerbaycan’da, başörtüsü yasağı başladı ve okullardan başörtülü kızlar toplandı. 

Özellikle, 11 Eylül 2001’de ABD’deki ikiz kulelere yönelik saldırılarıyla beraber başlayan ve tüm dünyada birçok insan hakkı ihlâline kapı aralayan........

© Yeni Akit