menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Merhamet: Bir duygu değil, eylem ve sorumluluk çağrısı

9 0
02.06.2026

Merhamet: Bir duygu değil, eylem ve sorumluluk çağrısı

İslam literatüründe merhamet kavramı, genellikle kalbin yumuşaklığı ve şefkatli bir tutum olarak algılansa da, İslam’ın temel doktrininde merhamet, pasif bir duygudan ziyade aktif bir eylem biçimidir. Kur’an-ı Kerim’in hemen her suresinin başında yer alan “Rahman ve Rahim” (esirgeyen ve bağışlayan) isimleri, evrenin temel yasasının merhamet üzerine kurulu olduğunu gösterir. Ancak bu ilahi sıfatlar, kuldan da yansıması beklenen bir “aktif merhamet” modelini zorunlu kılar.

İslam’da merhamet, insan ile Yaratıcı arasındaki dikey ilişkinin yanı sıra, insan ile eşya ve diğer varlıklar arasındaki yatay ilişkide de belirleyicidir. Hz. Muhammed (s.a.v.)’in “Yerdekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin” (Tirmizî, Birr, 16) hadisi,  merhameti soyut bir felsefe olmaktan çıkarıp toplumsal bir sorumluluk hukukuna dönüştürmüştür.

Eyleme Dönüşen Merhamet

İslam’a göre merhamet, sadece bir “acıma” duygusuyla sınırlı kalırsa eksiktir. İslam fıkhında ve ahlakında merhametin eyleme dönüşmüş halleri şu kategorilerde somutlaşır: Merhamet, adaletin karşıtı değildir; aksine merhametsiz bir adalet zulme, adaletsiz bir merhamet ise suistimale yol açar. Hak sahibine hakkını vermek en büyük merhamettir. İnfak (Paylaşmak): İslam, “ihtiyaç sahibine üzülmeyi” değil, “ihtiyacını gidermeyi” emreder. Zekât ve sadaka, merhametin ekonomik bir eyleme dönüşmüş halidir. Kişinin kendi gücünü ve imkânlarını başkasının yükünü hafifletmek için kullanması, merhametin en somut pratiğidir.

Modern Dünyada “Merhamet Krizi”

Modern dünya, verimlilik ve rekabet odaklı bir sistem üzerine kuruludur. Bu........

© Yeni Akit