menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İyiliğin ağır yükü

18 1
21.01.2026

İyiliğin ağır yükü

MUSTAFA ÇELİK

Müslümanların dünyası, bir iyilikler dünyasıdır. Çünkü iyilik, bu dünyanın süsü değil, özüdür. Kur’ân, kendisine iman edenlere yalnızca erdemli davranışlar sergilemeyi emretmez; aynı zamanda onların iyilikle tanınan, iyiliği karakter hâline getiren insanlar olmalarını ister. Bu yönüyle mümin, yaptığı her eylemin ardında bir manevi anlam arar: Bir selamın sıcaklığında, bir sofranın paylaşımında, bir tebessümün sadakasında…

Kur’ân’ın iyilik çağrısı, anlık bir coşkunun ya da tesadüfî bir davranışın ötesine geçer; hayatın tamamını kuşatan bir ilkeler manzumesi sunar. İyilik, yalnızca ihtiyaç anında uzatılan bir el değildir; niyeti temiz tutan, kalbi olgunlaştıran, insanı hem kendine hem topluma karşı sorumlu kılan bir bilinç hâlidir. Bu bilinç, mümini yaşadığı çevrede bir adalet, merhamet ve nezaket odağına dönüştürür. Böylece iyilik, kişinin içinde saklı kalmaz; sözlerine, ilişkilerine, hatta yürüyüşünün dinginliğine kadar yansır.

Müslümanın dünyası bu sebeple iyilikle örülüdür. Fakat bu dünya, kendiliğinden var olmaz; onu inşa eden, her gün yeniden seçilen erdemli davranışlardır. İnsan bazen tökezler, bazen unutur, fakat Kur’ân’ın hatırlatıcı sesi hep yakındadır:

“Herkesin yüzünü ona doğru çevirdiği bir yönü vardır. Öyleyse hayırlarda yarışın. Nerede olursanız olun, Allah sizin hepinizi bir araya getirecektir. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.” (Bakara Sûresi/ 148)

Allah insanlara kıbleyi bildirmiştir; artık bunda tartışmaya gerek yoktur. Bundan sonra........

© Yeni Akit