Söz Ekrem’in savunmasını ben yayınlayacağım!
TIP Fakültesi mezunu değilseniz hekimlik yapamazsınız. Hukuk diplomanız yoksa avukatlık yapamazsınız.. Mimarlık, inşaat mühendisliği, eczacılık, veterinerlik vs. vs.. Liste böyle uzar gider..
Diploma olmadan yapılabilecek bir iş söyleyeyim size.. Gazetecilik.. Hatta boş yere üniversitesini okuyup vakit kaybetmekte anlamsızdır! Mesela Gemi İnşaatı bölümünü bitirirsiniz, şak diye gazeteci olabilirsiniz Türkiye’de.. Şu yukarıdaki mesajı hafızamızda tutup alttaki konuya geçelim..
“Öcalan Tele1’den rahatsız oluyor, hoop Tele1’e el konuyor, kayyım atanıyor, kanal uyduruk yayınlarla gün gün öldürülüyor… Ardından bu kez Kılıçdaroğlu Halk TV’den rahatsız oluyor, hoop Halk TV’ye el konuyor, kayyım atanıyor ve İmamoğlu’nun dört günlük savunmasına başlayacağı günde canlı yayın durduruluyor…”
Bu ifadeler Cumhuriyet gazetesi yazarı Mehmet Ali Güller’e ait.
Komediye bakın! Cahil desen, duvara astıkları kocaman bir diploma var. Bilmem ne üniversitesinin bilmem ne fakültesinden mezun olmuşlar…
“Mesleğe yeni başlamışlar, olayların arka planını bilmiyorlar” desen, o da değil. Her biri otuz-kırk yıldır bu işi yaptığını söylüyor. Peki, o zaman geriye ne kalıyor? Ya yıllardır yaptıkları işin temel ilkelerini öğrenememişler ya da bildikleri gerçekleri işlerine geldiği gibi eğip büküyorlar.
Güller’in sözlerini tek tek ele alalım. Çünkü ortada öyle geçiştirilecek, “Ben öyle yorumladım” denilerek işin içinden çıkılacak bir mesele yok. Bir gazeteci, kamuoyuna bir iddia sunuyorsa o iddianın dayanağını da sunmak zorundadır. Hele ki ortada RTÜK kararları, savcılık soruşturmaları ve yargı süreçleri varsa, bunları görmezden gelerek birbiriyle ilgisiz olaylardan komplo zinciri üretmek gazetecilik değildir.
Gelelim ilk iddiaya.. “Öcalan Tele1’den rahatsız oluyor, hoop Tele1’e el konuyor.”
Tele1’e verilen yedi günlük ekran karartma cezasının gerekçesi ortada. RTÜK, Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın bölücü terör örgütü........
